Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemde izleyeceği yol haritasına ilişkin Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.
Yılmaz’ın açıklamalarında enflasyondan istihdama, milli gelirden Merkez Bankası rezervlerine, risk priminden TL mevduatın toplam mevduat içindeki payına kadar çok sayıda önemli ekonomik göstergeye ilişkin güncel hedef ve veriler yer aldı.
Milli gelirde tarihi eşik
Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yıl sonu beklentilerine ilişkin dikkat çeken rakamlar açıkladı.
Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirin ise yine ilk kez 20 bin doları geçmesini beklediklerini söyledi.
Program dönemi sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılması, kişi başına milli gelirin ise 25 bin dolar seviyesine yükseltilmesi hedefleniyor.
Enflasyon için 2029 hedefi yüzde 9
Yılmaz, 2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş eğilimine girmesini beklediklerini ifade etti.
Yılmaz, 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini belirterek, enflasyon hedeflerini şöyle açıkladı:
2027: yüzde 21
2028: yüzde 13,5
2029: yüzde 9
Böylece program dönemi sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor.
İşsizlik 2029’da yüzde 7,6’ya düşürülecek
Programın önemli başlıklarından biri de istihdam oldu.
Yılmaz, 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini bekledikleri işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7,8’e ve 2029’da yüzde 7,6’ya düşürmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Program döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanması hedefleniyor.
Büyüme hedefi yüzde 5’e çıkacak
OVP kapsamında Türkiye ekonomisinin kademeli olarak daha yüksek büyüme oranlarına ulaşması hedefleniyor.
Buna göre büyüme beklentileri:
2026: yüzde 3,3
2027: yüzde 4,2
2028: yüzde 4,6
2029: yüzde 5
Program döneminde büyümenin sürdürülebilir, dengeli ve üretim kapasitesini artıran bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Rezervlerde 89,7 milyar dolarlık artış
Cevdet Yılmaz, uygulanan politikaların finansal göstergelere yansıdığına da dikkat çekti.
Yılmaz, küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerin 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
Risk primi 220 seviyesinin altına indi
Türkiye’nin risk primindeki gerilemeye de dikkat çeken Yılmaz, jeopolitik gerilimlere rağmen risk priminin önemli ölçüde düştüğünü belirtti.
Yılmaz, 700’lü seviyelerden 220 seviyesinin altına inen risk priminin, finansal göstergelerdeki iyileşmenin önemli işaretlerinden biri olduğunu ifade etti.
TL mevduatın payı yüzde 61,5’e yükseldi
Yılmaz’ın dikkat çektiği bir diğer gösterge ise TL mevduat oldu.
TL mevduatın toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldiğini belirten Yılmaz, bu gelişmenin uygulanan politikaların isabetli olduğunun somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi.
Cari açık ve bütçe açığında hedef
Yeni OVP’de cari işlemler açığının milli gelire oranının da kademeli olarak düşürülmesi hedefleniyor.
Cari açığın GSYH’ye oranının 2027’de yüzde 1,9, 2028’de yüzde 1,8 ve 2029’da yüzde 1,6 seviyesine indirilmesi öngörülüyor.
Bütçe açığının milli gelire oranında ise 2027 için yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 hedefleniyor.
İhracatta 450 milyar dolarlık hedef
Program kapsamında mal ve hizmet ihracatının 2029 yılı sonunda 450 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Ekonomide üretim, yatırım ve ihracat kapasitesinin artırılması; yüksek katma değerli, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı üretimin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
250 milyar liralık ilave kredi desteği
Yılmaz, imalat sanayisinin yatırım, üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirmek amacıyla 250 milyar liralık ilave kredi desteği sağlanacağını açıkladı.
Orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik üç yıllık dönemde 750 milyar liralık YİTAK kredilerinin kullandırılmasına da devam edilecek.
Deprem için harcama 104 milyar doları buldu
Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarına ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, 2023-2026 döneminde afetlerin etkilerinin giderilmesi amacıyla 2026 fiyatlarıyla yaklaşık 5,4 trilyon lira, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olacağını söyledi.
Deprem kaynaklı toplam harcamanın 2027 sonunda 116 milyar doları aşması bekleniyor.
Üç yıllık ekonomi yol haritası
Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı yeni Orta Vadeli Program ile Türkiye ekonomisinde fiyat istikrarının sağlanması, enflasyonun kademeli olarak düşürülmesi, istihdamın artırılması, büyümenin güçlendirilmesi ve mali disiplinin korunması hedefleniyor.
Programın sonunda Türkiye’nin milli gelirinin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılması, kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine yükseltilmesi, işsizliğin yüzde 7,6’ya ve enflasyonun yüzde 9’a indirilmesi hedefleniyor.
Yılmaz, açıklanan hedeflerin kararlı politikalar ve yapısal adımlarla hayata geçirileceğini vurguladı.





