Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği açıklamada son dönemde gündeme gelen kamu varlıklarının özelleştirilmesine ve Türkiye'nin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili yapılan bir fizibilite çalışmasına müdahale ettiğini hatırlatan Demir, söz konusu çalışmanın yurt dışı menşeli bir firmaya yaptırıldığını ve basın yoluyla kamuoyuna yansıdığını söyledi.
Demir, ilgili birimin ise çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek haberlerin önüne geçmeye çalıştığını ifade etti.
“Ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başladı”
Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde söz konusu çalışmaların somutlaşmaya başladığını savunan Demir, son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan kamu varlıklarına dikkat çekti.
Demir, “Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz” dedi.
Kamu varlıklarının toplumun ortak kazanımları olduğunu belirten Demir, “Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor” ifadelerini kullandı.
“Kamu iktisadi teşekkülleri yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir”
Türkiye'de kamu iktisadi teşekküllerinin 2007 yılından itibaren peyderpey özelleştirildiğini belirten Demir, geçmişte de bu sürece karşı çıktıklarını söyledi.
Demir, kamu iktisadi teşekküllerinin yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler olmadığını belirterek, bunların piyasayı düzenleyen ve ekonomik kriz dönemlerinde denge sağlayabilecek üretim tesisleri olduğunu ifade etti.
Bu kuruluşların düşük rakamlarla elden çıkarıldığını savunan Demir, “Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz” diye konuştu.
Türkiye'de geriye kalan kamu kuruluşları, topraklar, arsalar, araziler, otoyollar ve köprülerin de aynı sürecin içerisine girdiğini öne süren Demir, “Ülke, Züğürt Ağa filminde olduğu gibi parça parça peşkeş çekiliyor arkadaşlar” dedi.
“Mesele yalnızca Mehmet Şimşek meselesi değildir”
Açıklamasında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demir, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden göreve gelmesinden bu yana yaşanan ekonomik gelişmelere ilişkin rakamları paylaştı.
Demir, dolar kurunun Mehmet Şimşek'in göreve geldiği dönemde 20 lira 96 kuruş seviyesinde olduğunu, bugün ise 48 lira 49 kuruşa yükseldiğini belirterek, yaklaşık üç yıllık süreçte döviz kurunda yüzde 131'lik artış yaşandığını söyledi.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışlara da değinen Demir, aynı dönemde motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262 oranında artış olduğunu, asgari ücretteki artışın ise yüzde 230 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Demir, üç yıllık süreçte vatandaşlardan 29,34 trilyon lira vergi toplandığını belirterek, “Yaklaşık 30 trilyon lira vatandaşın cebinden devletin hazinesine ve bütçesine aktarıldı. Buna karşılık yaşadığımız ekonomik değişim de biraz önce gösterdiğim tabloda açıkça görülüyor” dedi.
“Esnaf kan ağlıyor, işçi kan ağlıyor, emekli kan ağlıyor”
Ekonomik durumun toplumun farklı kesimlerini olumsuz etkilediğini savunan Demir, “Bugün esnaf kan ağlıyor. İşçi kan ağlıyor. Emekli kan ağlıyor. Herkes mevcut ekonomik durumdan muzdarip. Cezalar almış başını gidiyor” ifadelerini kullandı.
Mehmet Şimşek yönetimindeki maliye politikalarının esnaf üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu öne süren Demir, “Kuruşun dahi kaçmaması anlayışıyla hesaplar bloke ediliyor ve esnafın çalışma imkânları sınırlandırılıyor” diye konuştu.
Zaman zaman getirilen kolaylıkların kamuoyuna “af” olarak sunulduğunu söyleyen Demir, buna rağmen esnaf, çalışan, emekli ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren vatandaşların ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirtti.
“Türkiye üretimden uzaklaştırılıyor”
2001 ekonomik krizinin ardından 2002 yılında yaşanan hükümet değişikliğinden bu yana geçen 24 yıllık süreçte Türkiye'nin üretimden giderek uzaklaştırıldığını düşündüklerini dile getiren Demir, bunun ülkeyi dışarıya daha bağımlı hale getirdiğini söyledi.
Toplumun yaşam kalitesinin her geçen gün düştüğünü savunan Demir, insanların zorunlu ihtiyaçları dışında harcama yapmamak için hayatlarını yeniden şekillendirmek zorunda kaldığını ifade etti.
Hükümete çağrıda bulunan Demir, “Bu toplumun yaşadığı ekonomik yaraları, insanları sosyal yardımlara bağımlı hale getirerek çözemezsiniz” dedi.
Ülkede 13 milyonun üzerinde insanın sosyal yardımlarla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade eden Demir, ortaya çıkan tablonun giderek sosyal yardımlara bağımlı hale getirilen bir toplum yapısını beraberinde getirdiğini savundu.
“Özelleştirme kararlarının iptal edilmesini istiyoruz”
Eskişehir'de yaklaşık iki ay önce özelleştirme kapsamında bazı sağlık kuruluşlarına ait arazilerin gündeme geldiğini hatırlatan Demir, daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından söz konusu özelleştirme kararlarının iptal edildiğini söyledi.
Demir, yaşanan süreci “Amiyane tabirle vatandaşa önce eşeği kaybettirip ardından eşeği bulmanın sevincini yaşatıyorlar” sözleriyle değerlendirdi.
Aynı sonucun otoyol, köprü ve diğer kamu varlıkları konusunda da yaşanmasını istediklerini belirten Demir, “Bizim açımızdan bu tablo, bu ülkenin ve milletin kazanımlarının birilerinin cebine aktarılması anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
“İmza kampanyamızı başlattık”
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak kamu varlıklarının özelleştirilmesine karşı imza kampanyası başlattıklarını açıklayan Demir, kamu iktisadi teşekkülleri başta olmak üzere köprülerin, otoyolların ve kamuya ait bütün yapıların kamuda kalması amacıyla çalışma yürüteceklerini söyledi.
Toplanan imzaların başta valiler olmak üzere devletin ilgili makamlarına sunulacağını belirten Demir, Türk toplumunun fakirliği ve yoksulluğu hak etmediğini ifade etti.
“24 yıldır yaşananların sonucunda, tabiri caizse, emdiğimiz süt burnumuzdan geliyor. Artık yeter”
diyen Demir, toplumun yaşananları gördüğünü ve önlerine konulacak ilk sandıkta bunun sonucunun açık şekilde görüleceğine inandıklarını söyledi.
Demir, açıklamasının sonunda ise “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi'nin iktidara gelmesi halinde liyakat ve adalet anlayışıyla ülkenin yeniden tesis edilmesi için çalışacağını belirten Demir, “Cumhuriyetin yeniden Türk milletinin iradesiyle yönetilmesi için mücadele edecektir” dedi.




