Eskişehir siyasetinde, deprem döneminde düzenlenen bir etkinlik üzerinden başlayan tartışma yargıya taşındı.
YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve CHP Eskişehir İl Başkanı Volkan Enver Kılıç hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Yalaz, suç duyurusunun ardından yaptığı açıklamada, iki il başkanının kendisini hedef alan açıklamalarla kamuoyunda gerçeğe aykırı bir algı oluşturmaya çalıştığını ileri sürdü.
Tartışmanın merkezinde 7 Şubat gecesi var
Yalaz’ın açıklamasına göre tartışmanın konusu, 7 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen “Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Gecesi” oldu.
Söz konusu organizasyonun bir deprem yardım kampanyası veya bağış gecesi olmadığını savunan Yalaz, etkinliğin baştan itibaren depremzedeler adına para toplamak amacıyla düzenlenmediğini belirtti.
Yalaz, gecede deprem bölgesine bağış yapılmasının ancak yeterli gelir elde edilmesi halinde değerlendirilebilecek bir seçenek olarak gündeme getirildiğini, ancak bu şartın gerçekleşmediğini öne sürdü.
“Olmayan bağış üzerinden suçlanıyorum”
Kendisini hedef alan açıklamalara sert tepki gösteren Yalaz, etkinliğin sonradan “deprem yardım gecesi” ya da “bağış gecesi” şeklinde sunulmasının gerçeğin çarpıtılması olduğunu savundu.
Yalaz, “Para toplandı, deprem bölgesine gönderilmedi”, “kayıt dışı para” ve “AHBAP’a uyan yapı” şeklindeki ifadelerin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını ve şahsına yönelik somut suç isnadına dönüştüğünü söyledi.
YENİ Parti İl Başkanı Yalaz, ortada depremzedeler adına toplanmış ve gönderilmesi gereken bir bağış bulunmadığını savunarak, kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki sorumluluk doğurduğunu ifade etti.
“Tüm hesaplarım incelenebilir”
Yalaz açıklamasında dikkat çeken bir başka çağrıda daha bulundu. Şahsına ait hesapların yalnızca söz konusu etkinlik açısından değil, tüm dönemleri kapsayacak şekilde incelenmesine muvafakat ettiğini belirtti.
Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını söyleyen Yalaz, siyasi eleştiri ile iftira arasında açık bir çizgi bulunduğunu savundu.
Yalaz, kendisine yönelik açıklamaların hukuki boyutunun yanı sıra, kamuoyunun doğru bilgi alma hakkını da ilgilendirdiğini belirterek, “Siyaset meydanında söylenen her sözün bir bedeli ve sorumluluğu vardır” mesajını verdi.
Öte yandan Yalaz’ın suç duyurusunda ileri sürdüğü iddialar yargı makamlarınca değerlendirilecek. Suç duyurusu, hakkında şikâyette bulunulan kişiler açısından suçun kesinleştiği anlamına gelmiyor.




