Son dönemlerde Orman teşkilatı içerisinde görüştüğüm bazı arkadaşların, özellikle bölge müdürlüklerinde mühendis olarak görev yapmak istemeleri dikkatimi çekti. İlk başta bu düşünce beni açıkçası üzdü. Çünkü yıllarca sahada emek veren, sorumluluk alan, idarecilik hedefleyen insanların artık daha sakin ve daha az sorumluluk taşıyan görevleri tercih etmeye başlaması üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Ancak arkadaşlarımızı dikkatle dinleyip biraz araştırma yaptığımda, onların bu düşüncelerinde haksız olmadıklarını da gördüm.

Bugün teşkilat içerisinde şeflik, müdür yardımcılığı ve işletme müdürlüğü gibi görevler sadece bir unvan değildir. Bu görevler aynı zamanda çok büyük sorumluluk, yoğun iş temposu, ciddi idari baskı ve sahadaki tüm yükü omuzlamak anlamına geliyor. Özellikle yangın dönemlerinde, ağaçlandırma çalışmalarında, üretimde, bakım faaliyetlerinde ve personel yönetiminde yöneticilerin ne kadar ağır bir yük taşıdığı herkesin malumudur.

Fakat tüm bu yoğunluğa ve sorumluluğa rağmen, birçok noktada maaş ve özlük hakları açısından ciddi bir fark oluşmaması ister istemez motivasyon kaybına neden oluyor. İnsanlar da doğal olarak daha az sorumlulukla benzer ekonomik şartlarda çalışabilecekleri görevleri tercih etmeye başlıyor.

Oysa kurumların güçlü kalabilmesi için fedakârlık yapan, risk alan ve yük taşıyan insanların motive edilmesi gerekir. Çünkü teşkilatın yükünü çeken idarecilerin çalışma azmi düştüğünde, bunun etkisi sadece bireysel değil kurumsal olarak da hissedilir.

Bu nedenle Orman teşkilatında özellikle sorumluluk makamlarında görev yapan şef, müdür yardımcısı ve müdürlerin özlük hakları ile maaş dengelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sorumluluğun karşılığının sadece takdirle değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal anlamda da hissedilmesi gerekir.

Çünkü motivasyonu güçlü olan bir teşkilat, sahada daha güçlü bir mücadele ortaya koyar. “Yeşil Vatan” gibi büyük bir davanın başarıyla yürütülmesi de ancak emeğin ve sorumluluğun hakkının verilmesiyle mümkündür.