Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, Sivrihisar’ın Kaymaz Mahallesi’nde gerçekleştirilen Halkın Katılım Toplantısı’nın ardından maden projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Avcı, toplantı alanında Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinin kullanılmasını eleştirerek, Atatürk’ün madenciliğe ilişkin görüşlerinin günümüzde bir şirket projesinin toplumsal kabulünü destekleyen bir slogan haline getirilmemesi gerektiğini savundu.

Kaymaz’daki Kaymaz Altın ve Gümüş Madeni kapasite artışı, Damdamca açık ocağının genişletilmesi, ilave zenginleştirme ünitesi ve atık depolama tesisi kapasitesine ilişkin proje için 7 Ekim 2026’da Halkın Katılım Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda şirket yetkilileri proje hakkında bilgi verirken bölge halkının görüş ve itirazları da gündeme geldi.

“Atatürk’ün adı kullanılarak meşruiyet aranmasını kınıyoruz”

Mehmet Avcı, yaptığı açıklamada Atatürk’ün 1 Kasım 1936’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış konuşmasında madenlerin ekonomik önemine ilişkin değerlendirmeler yaptığını hatırlattı.

Atatürk’ün söz konusu konuşmasında, “Madenlerimiz bizim başlıca döviz kaynağımız olduğu için de yüksek ilginizi çekmek isterim” ifadelerini kullandığı, Atatürk Araştırma Merkezi’nin yayımladığı kaynaklarda da yer alıyor.

Avcı ise bu sözün Kaymaz’daki toplantıda kullanılış biçimini eleştirerek, Atatürk’ün tek bir cümlesinin bugünkü bir madencilik projesine yönelik tartışmayı sonlandıracak şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Atatürk’ün madencilik yaklaşımının yalnızca yer altındaki kaynakların çıkarılmasına indirgenemeyeceğini savunan Avcı, dönemin ekonomik anlayışında madenlerin sanayileşme, ekonomik bağımsızlık ve ülke kalkınmasıyla birlikte ele alındığını ifade etti.

Atatürk Araştırma Merkezi de Atatürk’ün 1922 yılındaki bir konuşmasında yer altındaki maden hazinelerinin milletin yararına işletilmesinden söz ettiğini, 1936 konuşmasında ise madenleri ülkenin önemli döviz kaynaklarından biri olarak değerlendirdiğini aktarıyor.

“Kaymaz halkının soruları Atatürk’ün sözüyle bastırılamaz”

Mehmet Avcı, madencilik faaliyetlerine ilişkin çevresel kaygıların ve yurttaşların yönelttiği soruların Atatürk’ün bir sözüyle geçiştirilemeyeceğini savundu.

Avcı, Kaymaz’da yaşayan yurttaşların su, toprak, tarım, hayvancılık, çevre ve yaşam alanlarına ilişkin sorularına bilimsel verilerle yanıt verilmesi gerektiğini belirtti.

“Bir yurttaşın madencilik projesi hakkında soru sorması, itiraz etmesi, çevresel etkileri sorgulaması veya yaşam alanını savunması kalkınma karşıtlığı değildir.” değerlendirmesinde bulunan Avcı, halkın projeye ilişkin bilgi istemesinin ve denetim talep etmesinin demokratik bir yurttaşlık hakkı olduğunu ifade etti.

“Suyun ve toprağın geleceği nasıl korunacak?”

Avcı açıklamasında proje kapsamında yanıtlanmasını istediği soruları da sıraladı.

Kaymaz’daki faaliyetlerin su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki etkisinin nasıl denetleneceğini soran Avcı, atık depolama alanlarının çevresel etkilerinin nasıl kontrol edileceğinin, kapasite artışının bölgedeki yaşam alanlarına etkisinin ne olacağının ve ortaya çıkacak ekonomik değerden bölge halkı ile ülkenin ne ölçüde yararlanacağının açıklanmasını istedi.

Avcı, özellikle projenin kapsamının genişliği nedeniyle kamuoyunun detaylı ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini savundu.

Projenin kapsamı genişliyor

Türk Altın İşletmeleri AŞ’nin KAP’a yaptığı açıklamaya göre Kaymaz Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve İlave Zenginleştirme Ünitesi Projesi için ÇED süreci başlatıldı.

Şirketin 10 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, Kaymaz işletmesindeki Damdamca açık ocağının genişletilmesiyle 517 bin 425 ton cevher üretilmesinin ve bu cevherden yaklaşık 840 kilogram altın elde edilmesinin planlandığı belirtildi.

Aynı açıklamada, Alpu ilçesindeki Esence ve Uyuzhamam köyleri mevkiinde bulunan açık ocaktan çıkarılması planlanan 8 milyon 100 bin ton altın-gümüş cevherinin Kaymaz işletmesinde zenginleştirilmesinin de proje kapsamında yer aldığı bildirildi. Şirket, bu cevherin üretimi ve Kaymaz’da zenginleştirilmesine ilişkin mali ve ticari şartların henüz kesinleşmediğini de açıkladı.

Güncel proje kapsamında mevcut açık ocak faaliyetlerinin genişletilmesinin yanı sıra ilave zenginleştirme ünitesi ve atık depolama alanına ilişkin kapasite artışları da planlanıyor.

Kaymaz’da maden tartışması büyüyor

Halkın Katılım Toplantısı öncesinde Kaymaz’da maden projesine yönelik farklı görüşler de ortaya çıktı. Bazı bölge sakinleri ve çevre savunucuları projeye karşı çıkarken, toplantıda şirket faaliyetlerinin bölge ekonomisine ve istihdama katkı sağladığını savunan vatandaşların da görüşleri yer aldı. Yerel basına yansıyan haberlere göre toplantı öncesinde zaman zaman gerilim yaşandı.

Toplantı alanında Atatürk’ün fotoğrafı ve madenciliğe ilişkin sözlerinin yer aldığı pankartların kullanılması da tartışmanın ayrı bir başlığı oldu. Bu uygulama bazı haber kaynaklarında eleştirilirken, şirketin toplantıya ilişkin söylemlerinde madenciliğin ekonomik katkısı ve projenin devamlılığı vurgulandı.

“Atatürk’ün adı reklam aracı değildir”

Mehmet Avcı, açıklamasının devamında Atatürk’ün Türkiye’de ortak ve güçlü bir değer olduğunu belirterek, bu değerin ticari veya kurumsal bir meşruiyet aracı olarak kullanılmasına karşı olduklarını ifade etti.

Avcı, Atatürk’ün adının bir şirketin faaliyetlerini sorgulanamaz hale getiren bir unsur olarak kullanılmaması gerektiğini savunarak, Kaymaz’daki tartışmanın esasının maden faaliyetinin çevresel, ekonomik ve hukuki sonuçları olduğunu söyledi.

Emre Genç’ten Odunpazarı bütçesi açıklaması: “Kamu kaynaklarını etkin kullanıyoruz”
Emre Genç’ten Odunpazarı bütçesi açıklaması: “Kamu kaynaklarını etkin kullanıyoruz”
İçeriği Görüntüle

Avcı, “Atatürk’ün adı reklam değildir. Atatürk’ün sözü propaganda malzemesi değildir. Cumhuriyet’in değerleri şirketlerin meşruiyet aracı değildir.” ifadelerini kullandı.

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, Kaymaz halkının yaşam alanları, su kaynakları, toprağı ve geleceğiyle ilgili tartışmaların bilim, hukuk, kamu yararı ve halkın görüşleri temelinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, şirket yetkililerini de proje hakkındaki sorulara açık ve bilimsel yanıtlar vermeye çağırdı.