CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Sakarbaşı Kaynakları’ndan Eskişehir’e içme suyu temini amacıyla planlanan Kaynarca Barajı ve malzeme ocakları projesine ilişkin soru önergesi verdi.

2020 yılında kamuoyuna duyurulan ve 2024 yılı sonunda tamamlanacağı açıklanan yatırımın henüz yatırım programında yer almadığına dikkat çeken Süllü, Eskişehir’in içme suyu ihtiyacının güvence altına alınmasının önemli olduğunu ancak bunun yapılırken orman, tarım arazileri, su kaynakları ve yurttaşların yaşam alanlarının gözden çıkarılmaması gerektiğini belirtti.

Süllü, Tarım ve Orman Bakanlığı’na verdiği soru önergesinde, Devlet Su İşleri (DSİ) 3. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Sakarbaşı Kaynaklarından Eskişehir İl Merkezine İçmesuyu Temini Kaynarca Barajı ve Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Hazır Beton Santrali” projesine ilişkin çekincelerini sıraladı.

“Baraj yeni sorunlara yol açmamalı”

Projenin yalnızca baraj yatırımından oluşmadığına dikkat çeken Süllü, proje kapsamında bir kaya ocağı, üç kil ocağı, kırma-eleme-yıkama tesisi ve hazır beton santralinin de bulunduğunu ifade etti.

Süllü, malzeme ocaklarının toplam alanının 129,05 hektar olduğunu, rezervuar alanında ise 653 dekar orman ile 84 dekar özel mülkiyete ait tarım arazisinin bulunduğunu belirtti.

Kaynarca projesinin, Eskişehir’in farklı bölgelerinde tarım, orman, su kaynakları ve yaşam alanları üzerindeki baskının arttığı bir dönemde daha kapsamlı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Süllü, projenin altın-gümüş madeni projeleriyle aynı kategoriye konulmaması gerektiğini de ifade etti.

“Sakarbaşı 2050, 2070 ve 2100’de nasıl yeterli olacak?”

ÇED dosyasında yer alan Sakarbaşı Kaynakları’nın tam kullanılması halinde mevcut içme suyu ihtiyacının ancak karşılanabileceğine ilişkin değerlendirmeye dikkat çeken Süllü, projenin ekonomik ömrünün 50 yıl olarak öngörüldüğünü hatırlattı.

Süllü, şöyle konuştu:

“Projenin ekonomik ömrü 50 yıl olarak öngörülüyor. O halde bugün ihtiyacımızı ancak karşılayan Sakarbaşı’nın 2050’de, 2070’te, 2100’de nasıl yeterli olacağı ortaya konulmalıdır. Kuraklık senaryoları nedir? Kaynak debisi yüzde 10, yüzde 20, yüzde 30 azalırsa sistem ne olacaktır? Ekolojik akış nasıl korunacaktır? Bunların yanıtını istiyoruz.”

Yahnikapan’a 372 metre mesafede kil ocağı

Süllü, 26/2026-02 ve 26/2026-04 numaralı kil ocaklarının Yahnikapan Mahallesi’ne 372 metre mesafede planlandığını belirterek, açık ocak faaliyetlerinin oluşturabileceği toz, gürültü ve kamyon trafiğinin yaşam alanlarına etkisinin somut verilerle ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Kaya ocağında patlatma yapılmasının da proje dosyasında yer aldığını belirten Süllü, patlatmaların sıklığı, kullanılacak patlayıcı miktarı, titreşim etkisi ve özellikle su kaynakları üzerindeki olası etkilerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“Üretim rakamları açıklığa kavuşturulmalı”

Proje dosyasında kaya üretimine ilişkin farklı rakamların bulunduğunu belirten Süllü, bu durumun da açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Süllü, “Dosyanın bir bölümünde 3 milyon 450 bin metreküp/yıl kaya malzemesi ihtiyacından söz edilirken, başka bir bölümünde toplam 3 milyon 450 bin metreküp üretimden ve üç yılda tamamlanacak projede yıllık 1 milyon 150 bin metreküp üretimden söz ediliyor” dedi.

Bu farklılığın kamyon trafiği, patlatma sayısı, toz ve gürültü gibi çevresel etkilerin hesaplanmasını doğrudan değiştireceğini belirten Süllü, DSİ'nin üretim rakamlarını tek ve açık bir veri seti halinde ortaya koyması gerektiğini söyledi.

“653 dekar orman sadece bir rakam değil”

Rezervuar alanında kalan 653 dekar ormanın yalnızca alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Süllü, orman alanlarının su rejimi, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem açısından taşıdığı işlevlerin de ortaya konulmasını istedi.

Süllü, etkilenecek türler ile kaybedilecek ekolojik işlevlerin nasıl telafi edileceğinin bilimsel olarak açıklanması gerektiğini belirtti.

“Eksiklik ve yanlışlıklar giderilerek hayata geçirilmeli”

Nebi Hatipoğlu’ndan Celalettin Kesikbaş’a tebrik mesajı
Nebi Hatipoğlu’ndan Celalettin Kesikbaş’a tebrik mesajı
İçeriği Görüntüle

Kaynarca Barajı projesine yönelik yaklaşımının Eskişehir’in içme suyu ihtiyacının karşılanmasına karşı çıkmak olmadığını vurgulayan Süllü, su güvenliği ile çevre güvenliğinin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini söyledi.

Süllü, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Eskişehir’in içme suyu ihtiyacının güvence altına alınmasını önemsiyoruz; itirazımız, Eskişehir’in suyunun güvence altına alınmasına değil, su güvenliği ile çevre güvenliğini karşı karşıya getiren planlama anlayışınadır. Sakarbaşı’nın su rejimi, ekolojik sistem, tarım arazileri, orman alanları ve yurttaşlarımızın yaşam koşulları birlikte değerlendirilmelidir.”

Süllü, projenin çevresel ve sosyal etkilerindeki eksik ve hatalı noktaların giderilmesi, yöre halkının mülkiyet haklarının dikkate alınması ve gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından Kaynarca Barajı projesinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.