Gün içerisinde üzerinde fazla durulmayan birçok düşünce, gece yatağa girildiğinde zihni uzun süre meşgul edebiliyor. Aynı konu geceleri daha büyük, karmaşık ve çözümsüz görünebilirken, uzmanlar bunun çoğu zaman düşüncelerin artmasından değil, gün boyunca zihni meşgul eden uyaranların ortadan kalkmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nden Uzman Psikolog Beste Çokaygil, gece ortaya çıkan düşüncelerin aslında yeni olmadığını belirterek, gündüz boyunca bu düşüncelerin fark edilmesini engelleyen çok sayıda uyaran bulunduğunu söyledi.

“Gece ortaya çıkan düşünceler yeni değildir”

Gün içerisinde iş, telefon, sosyal medya ve günlük sorumlulukların dikkati sürekli dış dünyaya yönelttiğini belirten Çokaygil, gece bu uyaranların azalmasıyla zihnin iç dünyaya yöneldiğini ifade etti.

Çokaygil, “Gece ortaya çıkan düşünceler yeni değildir. Sadece gündüz onları duyacak kadar sessiz kalmamışızdır. Problem değişmemiştir; ona bakan zihnin şartları değişmiştir” dedi.

Gece saatlerinde zihnin daha fazla çalışıyormuş gibi hissedilmesinin doğal olduğunu belirten Çokaygil, sessizlikle birlikte gündüz fark edilmeyen düşüncelerin daha belirgin hale gelebildiğini söyledi.

Gece alınan kararlar yanıltıcı olabilir

Günün sonunda yalnızca bedenin değil, zihnin de yorulduğunu belirten Çokaygil, yorgun zihnin duyguları düzenlemekte ve olaylara mesafe koymakta daha fazla zorlanabileceğini ifade etti.

5 ayda 20 kilo verdi, hayatı değişti: “Artık asansöre binmiyorum”
5 ayda 20 kilo verdi, hayatı değişti: “Artık asansöre binmiyorum”
İçeriği Görüntüle

Çokaygil, gündüz çözülebilir görünen bir konunun gece çok daha karmaşık ve umutsuz hissedilebileceğine dikkat çekerek, özellikle gece saatlerinde önemli kararlar verilmemesini ve konuların sabah yeniden değerlendirilmesini önerdi.

“Zihin aynı düşüncenin etrafında dönebiliyor”

Gece zihni meşgul eden düşüncelerin önemli bir bölümünün geçmişten ziyade geleceğe yönelik kaygılardan oluşabildiğini belirten Çokaygil, belirsizlik karşısında zihnin çözüm üretmeye çalıştığını söyledi.

Ancak gece yatağın içinde birçok soruna yönelik somut bir çözüm üretme imkânının bulunmadığını belirten Çokaygil, düşünmenin bir süre sonra aynı düşüncelerin tekrarına dönüşebileceğini ifade etti.

Çokaygil, bu durumu psikolojide “ruminasyon”, yani zihinsel geviş getirme olarak adlandırıldığını belirterek, “Kişi çözüme yaklaştığını düşünse de çoğu zaman aynı kaygının etrafında dönmeye devam eder” dedi.

Yatmadan önce zihni sakinleştirmek mümkün

Gece artan düşüncelerle başa çıkabilmek için bazı basit alışkanlıkların fayda sağlayabileceğini belirten Çokaygil, özellikle yatmadan önce zihni meşgul eden konuların kısa notlar halinde yazılmasını önerdi.

Çokaygil’in önerileri arasında akla gelen konuları not almak, “Bunu yarın düşüneceğim” diyerek zihne sınır koymak, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak ve düzenli bir uyku rutini oluşturmak yer aldı.

Uzman Psikolog Çokaygil, geceleri uzun süredir yoğun kaygı, düşünceleri durduramama veya uyku sorunları yaşayan kişilerin ise profesyonel destek almasının önemli olduğunu vurguladı.