Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında yaşanan silahlı saldırı eğitim camiasında tepkiyle karşılandı. Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, çocukların ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunarak Milli Eğitim Bakanlığına sert eleştiriler yöneltti.

22 Eylül sabahı Turgutlu’daki lise yakınında silahla ateş açılması sonucu çok sayıda öğrenci yaralandı. Olayın ardından şüpheli yakalanırken, saldırıyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığı ise okula bir gün ara verildiğini, üç Bakanlık müfettişinin görevlendirildiğini ve öğrenciler, öğretmenler ile veliler için psikososyal destek çalışmalarının başlatıldığını açıkladı.

Yaşanan saldırıya ilişkin açıklama yapan Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, okullarda güvenlik sorununun artık münferit olaylarla açıklanamayacağını savundu.

“Daha kaç öğretmenimizi, kaç öğrencimizi kaybedeceğiz?”

Arslan, açıklamasında daha önce defalarca uyarıda bulunduklarını belirterek, “Daha kaç öğretmenimizi, kaç öğrencimizi kaybedeceğiz. Kaç okulun önünde silah patlaması, kaç çocuğun vurulması gerekiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini asli sorumluluğu olarak görsün” ifadelerini kullandı.

Eğitim-İş olarak aylardır okullardaki güvenlik sorununa dikkat çektiklerini belirten Arslan, rapor hazırladıklarını, çeşitli eylemler gerçekleştirdiklerini ve “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebiyle imza kampanyası yürüttüklerini söyledi.

Arslan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Uyardık. Duymadınız.

Anlattık. Görmezden geldiniz.

Çözüm istedik. Sorumluluktan kaçtınız.

Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor.”

“Artık ‘münferit olay’ denilemez”

Tepebaşı’nda iki gün boyunca caz müziği yankılanacak
Tepebaşı’nda iki gün boyunca caz müziği yankılanacak
İçeriği Görüntüle

Milli Eğitim Bakanlığının yaşanan saldırıları münferit olaylar olarak değerlendiremeyeceğini savunan Arslan, her saldırının ardından yalnızca açıklama yapılmasının yeterli olmadığını belirtti.

Arslan, Türkiye’de öğrencilerin okula giderken can güvenliğinden endişe duyduğunu, eğitim emekçilerinin de görevleri sırasında şiddetle karşı karşıya kaldığını ifade ederek, okulların çevresinde silah ve şiddetin görülmesinin ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu dile getirdi.

“Göreviniz çocukları sağ salim okula ulaştırmak”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de seslenen Arslan, Bakanlığın sorumluluğunun yalnızca müfredat ve yönetmeliklerle sınırlı olmadığını söyledi.

Arslan, “O çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur” dedi.

Okullarda güvenliğin yalnızca güvenlik görevlisi bulundurulmasıyla sağlanamayacağını savunan Arslan; psikososyal destek, rehberlik hizmetleri, okul çevrelerinin güvenliği ve sosyal politikaların birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

“Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor?”

Eğitim-İş olarak kapsamlı bir şiddet eylem planı talep ettiklerini belirten Arslan, açıklamasında Bakanlığa şu soruları yöneltti:

“Nerede sizin ‘güvenli okul’ politikanız?

Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı?

Nerede okullardaki yeterli rehber öğretmen?

Nerede okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler?

Nerede çocuklarımızı şiddetten koruyacak sosyal politikalar?

Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor?”

Arslan, Milli Eğitim Bakanlığının artık yaşananlara ilişkin “bilmiyorduk”, “öngöremedik” ya da “münferit olay” ifadelerini kullanamayacağını savundu.

Açıklamasının sonunda Turgutlu’daki saldırıda yaralanan öğrencilerin ailelerine geçmiş olsun dileklerini ileten Arslan, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa ihmali bulunanların ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.

Arslan, “Okullarımızda silah sesi duymak istemiyoruz. Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz. Artık yeter” ifadelerini kullandı.Bence bu versiyonda en güçlü başlık bu:

“Eğitim-İş Eskişehir’den Turgutlu’daki okul saldırısına tepki: Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor?”

Hem Fadime Arslan’ı öne çıkarıyor, hem olayın ağırlığını yansıtıyor hem de açıklamadaki en güçlü cümleyi başlığa taşıyor.