Eğitim Sen Eskişehir Şubesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda yaşandığını öne sürdüğü mobbing, baskı ve usulsüzlük iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. Sendika, üniversite yönetiminin söz konusu iddialar karşısında gerekli idari adımları atmadığını savunarak soruşturma çağrısında bulundu.
Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, kamu kurumlarının mevzuat, akademik etik, liyakat ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
“Öğrenci Üzerinde Sistematik Baskı Uygulandı”
Sendikanın açıklamasında, ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı’nın 2025 yılından itibaren bazı öğrencilere ve akademisyenlere yönelik sistematik baskı uyguladığı iddia edildi.
Eğitim Sen, ana bilim dalı başkanının danışmanlığındaki bir öğrencinin alan değiştirmek zorunda kaldığını, başka bir öğrencinin ise baskıya maruz kalmaya devam ettiğini öne sürdü.
Açıklamada ayrıca, Mayıs ve Haziran 2025 tarihlerinde iki öğretim üyesiyle yapılan görüşmelerde, bir öğrencinin ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora yapmasının istenmediğinin ifade edildiği iddia edildi.
Sendika, öğretim üyelerinin bu tutuma destek vermemesi üzerine makam gücünün baskı unsuru olarak kullanıldığını savundu.
“Öğrenci Hakkında Şikâyette Bulunuldu”
Eğitim Sen açıklamasında, söz konusu öğrencinin 2025 yılının sonlarına doğru “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla savcılığa şikâyet edildiğini belirtti.
Sendika, yürütülen inceleme sonucunda savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini ifade etti.
Açıklamada, 2026 yılının başlarında ise öğrenci ile birlikte kendisine destek vermediği öne sürülen iki öğretim üyesinin de aralarında bulunduğu toplam beş kişi hakkında yeni bir şikâyette bulunulduğu iddia edildi.
“Öğrencinin Doktora Başvurusu Engellendi”
Eğitim Sen, yaşanan süreçle ilgili İlahiyat Fakültesi Dekanlığı, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Rektörlüğe başvurulduğunu ancak idari bir adım atılmadığını öne sürdü.
Sendika, yaşanan gelişmeler nedeniyle öğrencinin 2026-2027 eğitim öğretim yılı güz döneminde doktora programına başvuru yapamadığını iddia ederek bunun eğitim hakkının ihlali olduğunu savundu.
Sınav Süreçleri De Gündemde
Açıklamada ayrıca 10-11 Ağustos 2026 tarihlerinde yapılması planlanan yüksek lisans ve doktora sınavlarına ilişkin uygulamalar da eleştirildi.
Eğitim Sen’in iddiasına göre, 4 Ağustos’ta öğretim üyelerinden sınav tarihinden yaklaşık bir hafta önce üçer soru ve cevap anahtarını belirlenen kişiye teslim etmeleri istendi.
Sendika, öğretim üyelerinin sınav sorularının sınav sabahı komisyona teslim edilmesinin ve cevap anahtarlarının sınav sonrasında sunulmasının daha şeffaf olacağını ifade ettiğini aktardı.
Buna rağmen 7 Ağustos’ta bölümün iletişim grubunda yapılan duyuruyla soruların yalnızca komisyon tarafından hazırlanacağı ve sınav kâğıtlarının da komisyon tarafından değerlendirileceğinin bildirildiği öne sürüldü.
Eğitim Sen, bu uygulamanın alan öğretim üyelerini sınav sürecinin dışında bıraktığını ve akademik liyakat ile şeffaflık ilkelerini zedelediğini savundu.
Eğitim Sen’den Rektörlüğe Çağrı
Eğitim Sen, ESOGÜ Rektörlüğü ve ilgili dekanlığa yönelik çağrısında, iddia edilen mobbing, usulsüzlük ve eğitim hakkı ihlalleriyle ilgili idari soruşturma başlatılmasını istedi.
Sendika açıklamasında üniversitelerin kişisel husumetlerin veya keyfî uygulamaların alanı olmaması gerektiğini vurgulayarak, öğrencilerin eğitim hakkının ve akademisyenlerin çalışma koşullarının korunması gerektiğini belirtti.
Eğitim Sen, söz konusu iddiaların takipçisi olacaklarını açıklarken akademik etik, liyakat, şeffaflık ve kamu yararının korunması çağrısında bulundu.





