Eskişehir’de son aylarda etkili olan yağışlar tarımsal üretime nefes aldırsa da kuraklık tehlikesi tamamen ortadan kalkmış değil. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, özellikle yer altı su kaynaklarının halen istenen seviyeye ulaşmadığını belirterek hidrolojik kuraklığın devam ettiğini söyledi.

5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesinde değerlendirmelerde bulunan Güder, 2026 yılında Türkiye genelinde son 65-70 yılın en yüksek yağışlarının görüldüğünü ancak bunun kuraklık riskini tamamen ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Güder, yoğun yağışların kısa vadede su potansiyelini artırdığını ancak yer altı su rezervlerinde kayda değer bir yükseliş sağlamadığını belirterek, “Meteorolojik kuraklıktan şu an için söz edemiyoruz ancak hidrolojik kuraklık özellikle İç Anadolu, Ege ve Marmara’nın bazı bölgelerinde olduğu gibi Eskişehir’de de devam ediyor” dedi.

Ayşe Ünlüce Eskişehirlilerle Zafer Coşkusunu Paylaştı
Ayşe Ünlüce Eskişehirlilerle Zafer Coşkusunu Paylaştı
İçeriği Görüntüle

Tarımsal üretime olumlu etki

Nisan ve mayıs aylarında Eskişehir’in 100 milimetrenin üzerinde yağış aldığını kaydeden Güder, bu durumun ekili alanlar ve yeni üretim sezonu açısından önemli avantaj sağladığını söyledi. Yağışların tarımsal sulama ihtiyacını azalttığını belirten Güder, buna rağmen sürdürülebilir su yönetiminin önemini koruduğunu vurguladı.

Çiftçilere hastalık uyarısı

Yağışlarla birlikte tarımsal hastalık risklerinin de arttığına dikkat çeken Güder, özellikle buğdayda sarı pas hastalığının yaygınlaştığını belirtti. Nohutta da nohut sineği ve septorya gibi hastalıkların görüldüğünü ifade eden Güder, üreticilere zaman kaybetmeden ilaçlama yapmaları çağrısında bulundu.

Porsuk Barajı yüzde 48,9 dolulukta

4 Haziran itibarıyla Eskişehir’in önemli su kaynaklarından Porsuk Barajı’nın doluluk oranının yüzde 48,9 seviyesinde olduğunu açıklayan Güder, diğer barajlarda ise Dodurga’da yüzde 28,8, Çatören’de yüzde 76,9 ve Kunduzlar’da yüzde 13,8 doluluk bulunduğunu söyledi.

Yağışların barajlardan çok tarımsal sulama üzerindeki baskıyı azalttığını belirten Güder, önümüzdeki dönemin kritik olduğunu ifade etti.

“Su verimli kullanılmalı”

Dünyada kullanılan suyun yaklaşık yüzde 77’sinin tarımsal sulamada tüketildiğini hatırlatan Güder, kaçak kuyuların önlenmesi, kurak iklime uygun ürünlerin tercih edilmesi ve damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Çiftçilerin yalnızca bilgilendirilmesinin yeterli olmadığını belirten Güder, sürdürülebilir üretim için destek mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Su ve çevre geleceğimizdir”

Tarımsal üretimde su kalitesinin de en az miktarı kadar önemli olduğunu vurgulayan Güder, bilinçsiz gübre ve pestisit kullanımının yer altı sularını tehdit ettiğine dikkat çekti.

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla çağrıda bulunan Güder, “Suyun sınırlı bir kaynak olduğunu unutmamalıyız. Tarımın geleceği toprağımıza, suyumuza, havamıza ve çiftçimize sahip çıkılmasıyla mümkündür. Milli ekonominin temeli ziraattir” dedi.