Demirkol, Yusuf Tekin’in göreve geldiği tarihten itibaren eğitim sisteminin müfredat ve yönetim anlayışı bakımından yeniden şekillendirildiğini savunarak, son üç yıllık dönemde kamusal eğitimin zayıflatıldığını, laiklik ilkesinin aşındırıldığını ve bilimsel eğitim anlayışının gerilediğini öne sürdü.
Açıklamasında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ne de değinen Demirkol, yeni müfredatın eğitim bileşenlerinin görüşleri alınmadan hayata geçirildiğini iddia etti. Demirkol, müfredatın eleştirel düşünceyi ve bilimsel yaklaşımı yeterince desteklemediğini savunarak, eğitim politikalarının daha katılımcı bir anlayışla oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına da değinen Demirkol, çocuk işçiliği ve iş güvenliği konularında çeşitli eleştiriler yöneltti. Eğitim sisteminin piyasa ihtiyaçlarına göre şekillendirilmemesi gerektiğini belirten Demirkol, çocukların üstün yararının esas alınması çağrısında bulundu.
Öğretmenlerin çalışma koşulları ve atama süreçlerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Demirkol, mülakat sistemi, öğretmen istihdamı ve kariyer basamakları uygulamalarını eleştirdi. Atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Demirkol, eğitim emekçilerinin ekonomik ve mesleki koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.
Özel okul sayılarındaki artışa da değinen Demirkol, devlet okullarında yaşanan fiziki ve yapısal sorunların çözülmesi gerektiğini belirterek, eğitim hizmetlerinin kamusal bir hak olarak güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Demirkol, açıklamasının sonunda Eğitim Sen olarak laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitim anlayışını savunmayı sürdüreceklerini belirterek, eğitim politikalarının tüm paydaşların katılımıyla oluşturulması çağrısında bulundu.




