Azerbaycan’ın yeniden bağımsızlığını kazanmasının 35’inci yılı dolayısıyla düzenlenen Uluslararası Azerbaycan Kongresi, Eskişehir’de Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde başladı. Sinema Anadolu’da gerçekleştirilen açılış programında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, ortak tarih ve kültürel bağlar ile Türk dünyasının geleceği öne çıktı.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı ve Haydar Aliyev Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Burhan Sayılır’ın koordinatörlüğünde düzenlenen kongrede, Azerbaycan’ın bağımsızlık süreci, jeopolitik konumu ve bağımsızlık sonrasında uluslararası alandaki yeri değerlendiriliyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Azerbaycan Diaspora ile Çalışma Devlet Komitesi, Anadolu Üniversitesi, Karabağ Üniversitesi ve İbn Haldun Üniversitesi KUT Uluslararası İlişkiler, Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirilen kongrenin açılışına Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Majidli, Azerbaycan Devlet Diaspora Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Karabağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Bayramov ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan katıldı. Programa akademisyenler, düzenleme kurulu üyeleri ve öğrenciler de iştirak etti.

İlyas Topsakal: “Aynı milletin evlatlarıyız”

Açılışta konuşan Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ortak tarih ve kültür temelinde geliştiğini belirterek iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının Türk dünyasının bütünlüğü açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Azerbaycan’ın Türk dünyası için vazgeçilmez bir konumda olduğunu ifade eden Topsakal, iki ülke arasındaki ilişkileri zayıflatmaya yönelik söylemlerin karşılık bulmayacağını söyledi. Topsakal, “Azerbaycan olmadan Türk Devletleri Teşkilatından veya Türk dünyasının bütünlüğünden bahsetmek kesinlikle imkânsızdır. Bizim aramızdaki bağ, Batı’nın faydacı ‘kazan-kazan’ teorisiyle değil, kardeşin kardeşe duyduğu sarsılmaz rızalık hukukuyla şekillenir. Sınırlarımız, kurallarımız farklı olsa da bizler aynı milletin evlatlarıyız” dedi.

Fuzuli Majidli: “İlişkilerimizin temel felsefesi ‘Bir millet, iki devlet’”

Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Majidli, Azerbaycan’ın yeniden bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye ile ilişkilerinin stratejik ortaklık ve müttefiklik düzeyine ulaştığını dile getirdi. Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi projelerin yanı sıra Şuşa Beyannamesi’nin iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirdiğini belirten Majidli, ortak hedefin Türk dünyası arasındaki bağları kuvvetlendirmek ve Güney Kafkasya’da kalıcı barışa katkı sunmak olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatan Majidli, “Bir millet, iki devlet” anlayışının ilişkilerin temelini oluşturduğunu söyledi. Majidli, Azerbaycan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis ettiğini belirterek iki halk arasındaki sevgi ve güvenin ilişkilerin en önemli güvencesi olduğunu ifade etti.

Valeh Hacıyev: “Türkiye’nin gücü Azerbaycan’ın gücüdür”

Azerbaycan Diaspora İşleri Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev de kongrenin iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını pekiştirmesi bakımından önemli olduğunu söyledi. Karabağ Zaferi ve Şuşa Beyannamesi’nin ilişkilerin gelişmesindeki rolüne değinen Hacıyev, genç kuşakların ortak değerleri ve tarihsel mirası geleceğe taşıması gerektiğini vurguladı.

Hacıyev, “Türkiye’nin gücü Azerbaycan’ın, Azerbaycan’ın gücü Türkiye’nin gücüdür” ifadelerini kullanarak gençlere Mustafa Kemal Atatürk ve Haydar Aliyev’in sözlerinde ortaya konulan ortak değerleri yaşatma çağrısında bulundu.

Yusuf Adıgüzel: “Türkiye ve Azerbaycan etle tırnak gibidir”

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, kongrenin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Türkiye ile Azerbaycan halkları arasındaki ortak tarih ve kültürün altını çizen Adıgüzel, iki ülkenin birbirine düşman edilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Adıgüzel, “Türkiye ile Azerbaycan halkları et tırnak gibidir. Başkalarının dışarıdan müdahalesiyle iki halkı, iki devleti birbirine düşman etmek mümkün değildir” dedi. Kongrede ortaya çıkacak sonuçların ve bildirilerin ikili ilişkilere katkı sunmasını beklediklerini kaydetti.

Burhan Sayılır: “Doğal müttefiklik Şuşa Beyannamesi ile resmileşti”

Kongrenin koordinatörü Prof. Dr. Burhan Sayılır, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin jeopolitik, ekonomik, askerî ve kültürel boyutlarıyla iki ülke açısından önem taşıdığını söyledi. Kongrede Azerbaycan’ın 1991’den bu yana yaşadığı siyasi, ekonomik, kültürel ve diplomatik gelişmelerin ele alınacağını belirten Sayılır, iki ülkenin stratejik konumlarının birbirini tamamladığını ifade etti.

Türkiye’nin Azerbaycan üzerinden Kafkasya ve Türkistan’a, Azerbaycan’ın ise Türkiye üzerinden Batı’ya açılan bağlantılara sahip olduğunu kaydeden Sayılır, iki ülke arasındaki doğal müttefikliğin Şuşa Beyannamesi ile resmî bir nitelik kazandığını ve farklı alanlarda iş birliğinin önünün açıldığını dile getirdi.

Karabağ Zaferi ve diaspora faaliyetleri de gündemde

Eskişehir’de 400 başvuru arasından seçildiler, Antalya biletini aldılar
Eskişehir’de 400 başvuru arasından seçildiler, Antalya biletini aldılar
İçeriği Görüntüle

Açılış konuşmalarının ardından kongre, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi, Karabağ Zaferi ve diaspora çalışmalarının ele alındığı oturumla devam etti. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Güneysu’nun moderatörlüğündeki oturumda, Azerbaycan’ın bağımsızlık süreci ve Türk dünyasının geleceği üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Emekli Tuğgeneral ve Türkiye’nin Bakü eski askerî ataşesi Yücel Karauz, Karabağ Zaferi’nin tarihsel önemine ve Azerbaycan ordusunun gelişimine değindi. Ordunun modernizasyonu ile yapay zekâ destekli otonom sistemlerin askerî alandaki rolünü değerlendiren Karauz, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının önemini vurguladı.

Valeh Hacıyev ise İkinci Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan diasporasının Türk diasporasıyla birlikte hareket ettiğini belirtti. Hacıyev, Azerbaycan’ın millî değerlerini korumak ve tanıtmak amacıyla 21 ülkede 33 Azerbaycan Evi kurulduğunu aktardı.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde devam edecek kongre, 17 Ekim Cumartesi gününe kadar paralel oturumlarla sürecek. Programda Azerbaycan’ın bağımsızlık süreci, jeopolitiği, uluslararası ilişkileri, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve ülkenin kültürel ve ekonomik yaşamı farklı yönleriyle ele alınacak.