İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen “Sahadan Sandığa” teşkilat eğitim programında yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin ekonomik gündemini, yatırım fonlarında yaşanan gelişmeleri ve erken seçim tartışmalarını değerlendirdi. İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Yılmaz, Eskişehir’in üretim, ihracat ve milli gelirden hak ettiği payı alamadığını savunarak kentte yüksek teknolojili yatırımların artırılması gerektiğini ifade etti.

İYİ Parti AR-GE ve Parti İçi Eğitim Başkanlığı tarafından ülke genelinde düzenlenen “Sahadan Sandığa” programı kapsamında Eskişehir’de teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Volkan Yılmaz, konuşmasına Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi tabloyu değerlendirerek başladı. Hayat pahalılığının toplumun farklı kesimlerini etkilediğini belirten Yılmaz, emeklilerin, işçilerin, çiftçilerin, esnafın ve gençlerin geçim mücadelesi verdiğini söyledi.

Ekonominin yalnızca açıklanan rakamlarla değerlendirilemeyeceğini dile getiren Yılmaz, vatandaşın yaşadığı gerçek ekonomik koşulların sofradaki yiyecekten pazardaki fiyatlara ve ay sonunda elde kalan paraya kadar birçok alanda görüldüğünü ifade etti. Yılmaz, özellikle emeklilerin ve dar gelirli ailelerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek ekonomik politikaların vatandaşların günlük hayatındaki etkilerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.

Volkan Yılmaz’dan fon krizi için araştırma komisyonu çağrısı

Konuşmasında yatırım fonlarında yaşanan gelişmelere geniş yer ayıran Volkan Yılmaz, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine yol açan süreçte denetim ve hesap verebilirlik konularının açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Sürecin yalnızca yatırımcıların ne kadar kayıp yaşadığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, risklerin ne zaman ortaya çıktığının, ilgili kurumların bu gelişmelerden ne zaman haberdar olduğunun ve gerekli denetimlerin zamanında yapılıp yapılmadığının araştırılmasını istedi. Olası usulsüzlüklerde sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların ortaya çıkarılması gerektiğini dile getiren Yılmaz, denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin soruların yanıtlanmasının önemini vurguladı.

Yılmaz, yatırımın doğasından kaynaklanan risklerle denetim eksiklikleri veya hukuka aykırı işlemler nedeniyle ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti. Konunun yalnızca bireysel yatırımcılar açısından ele alınmasının yeterli olmayacağını savunan Yılmaz, ilgili kurumların ve denetim mekanizmalarının sorumluluğunun da incelenmesi gerektiğini belirtti.

İYİ Parti’nin konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırılmasına yönelik girişimine de değinen Yılmaz, iktidar ve ortaklarının önergenin görüşülmesine engel olduğunu öne sürdü. Meclis’te bütün siyasi partilerin eşit biçimde temsil edildiği bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Yılmaz, sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Her şeyin yetkisini alanlar, her şeyin sorumlusudur”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun grup toplantısındaki açıklamalarına da değinen Yılmaz, iktidarın yönetim anlayışını eleştirdi. Belediyelere, şirketlere, siyasi partilere ve medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamaları ile basın özgürlüğü tartışmalarını gündeme getiren Yılmaz, hukuki sorunların ilgili süreçler çerçevesinde incelenmesi gerektiğini ancak hukuk uygulamalarının siyasi baskı aracı haline getirilmemesi gerektiğini savundu.

Türkiye’de yaşanan sorunların temelinde hesap sorulmamasının bulunduğunu öne süren Yılmaz, geçmişte yaşanan tren kazaları, maden faciaları, otel yangınları, deprem sürecindeki uygulamalar, çocuk istismarı ve kadın cinayetleri gibi olayları da hatırlattı. Kamu yönetiminde sorumluluk üstlenilmesinin ve hataların hesabının verilmesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, vatandaşların devlete ve kurumlara duyduğu güvenin korunması gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, iktidarın ülke yönetimindeki yetkisini tek merkezde toplamasına yönelik eleştirilerini de dile getirdi. Devlet kurumlarının işleyişinde yaşanan sorunların giderilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, şeffaflık, denetim ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesini istedi.

“Eskişehir üretim ve ihracattan hak ettiği payı alamıyor”

Konuşmasının Eskişehir’e ilişkin bölümünde kentin ekonomik potansiyelini değerlendiren Volkan Yılmaz, Eskişehir’in Türkiye’nin üretiminden, ihracatından ve milli gelirinden yeterli payı alamadığını savundu. Kentin güçlü sanayi altyapısına, üniversitelerine, genç nüfusuna ve stratejik coğrafi konumuna rağmen özellikle katma değerli ve yüksek teknolojili yatırımlar konusunda eksiklikler bulunduğunu söyledi.

Eskişehir’in sahip olduğu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, kentin yalnızca mevcut üretim kapasitesiyle yetinmemesi gerektiğini ifade etti. Yeni yatırımların artırılmasının, üretim çeşitliliğinin geliştirilmesinin ve yüksek teknolojiye dayalı sanayi faaliyetlerinin desteklenmesinin önemine işaret etti.

Yılmaz, Eskişehir’in ulaşım alanında da çözüm bekleyen sorunları bulunduğunu dile getirdi. Demir yolu ve hemzemin geçitler başta olmak üzere ulaşım sektöründeki problemlerin giderilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, kentin gelişimini destekleyecek projelerin hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.

Müslim Sarı duyurdu: CHP, Ayşe Ünlüce’yi destekleyecek
Müslim Sarı duyurdu: CHP, Ayşe Ünlüce’yi destekleyecek
İçeriği Görüntüle

“Eskişehir sadece bir öğrenci kenti olarak kalmamalı”

Eskişehir’in en önemli avantajlarından birinin genç nüfusu ve üniversiteleri olduğunu belirten Volkan Yılmaz, kentte eğitim gören öğrencilerin mezuniyet sonrasında da burada yaşamalarını sağlayacak ekonomik koşulların oluşturulması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, üniversite öğrencilerinin eğitimlerini tamamladıktan sonra kentten ayrılmak zorunda kalmaması için yeni iş alanlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Gençlerin kendi işlerini kurabilecekleri, teknoloji odaklı girişimler geliştirebilecekleri ve uluslararası pazarlara açılabilecekleri merkezlerin oluşturulmasını önerdi.

Eskişehir’in üretim ve inovasyon üssüne dönüşmesi gerektiğini savunan Yılmaz, kentin yalnızca bir öğrenci şehri olarak anılmasının yeterli olmadığını dile getirdi. Üniversiteler, sanayi ve yeni yatırım alanları arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, gençlerin bilgi ve becerilerini kent ekonomisine kazandıracak fırsatların artırılmasını istedi.

Türkiye genelindeki yatırım ortamını da değerlendiren Yılmaz, sanayicilerin ve işletmelerin finansmana erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Yüksek kredi faizlerinin yeni yatırımların önünde engel oluşturduğunu savunan Yılmaz, mevcut koşullarda işletmelerin üretime yatırım yapmak yerine farklı finansal araçlara yönelme eğilimi gösterebileceğini söyledi.

“Paramız üretime değil, faize gidiyor”

Kamu kaynaklarının kullanımını eleştiren Volkan Yılmaz, Türkiye’nin faiz ödemelerine ayırdığı kaynakların üretim ve istihdam alanlarında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında, ülkenin altı ayda 2 trilyon lira faiz ödediğini belirten Yılmaz, bu kaynağın yatırıma yönlendirilmesi durumunda gençlerin iş kurmasına ve üretime katılmasına yönelik daha fazla destek sağlanabileceğini savundu.

Türkiye’nin coğrafi konumunun ve üretim kapasitesinin önemli avantajlar sunduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini öne sürdü. Üreticilerin, sanayicilerin ve girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, ekonomik büyümenin istihdam ve üretimle desteklenmesinin önemini vurguladı.

Gençlerin gelecek beklentilerinin de değiştiğini savunan Yılmaz, geçmişte kendi işini kurmak isteyen gençlerin bugün yurt dışında iş bulmayı veya Türkiye’de ücretli çalışmayı daha fazla düşündüğünü ifade etti. Yılmaz, gençlerin girişimcilik hedeflerini gerçekleştirebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Volkan Yılmaz’dan erken seçim çağrısı

Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen Volkan Yılmaz, mevcut ekonomik koşulların toplumun farklı kesimlerinde memnuniyetsizlik yarattığını savundu. Emeklilerin, işçilerin, çiftçilerin, memurların ve gençlerin yaşadığı sorunlara işaret eden Yılmaz, iktidarın seçim kararını alarak milletin karşısına çıkması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, “Seçim hemen, derhal, yarın” ifadeleriyle erken seçim talebini dile getirdi. Seçimin 2028 yılındaki normal takvimden yalnızca birkaç hafta veya bir ay öncesine alınmasına yönelik olası bir planlamayı ise eleştiren Yılmaz, bunun samimi ve uygun olmayacağını öne sürdü.

Türkiye’de geniş tanımlı işsizliğin 10 milyona ulaştığını ve işsizlerin önemli bir bölümünü gençlerin oluşturduğunu iddia eden Yılmaz, ekonomik sorunların aşılması için iktidar değişikliğinin gerekli olduğunu savundu.

İYİ Parti olarak teşkilat eğitimlerinin ardından çarşı, pazar ve sivil toplum kuruluşlarında vatandaşlarla buluşmayı sürdüreceklerini belirten Yılmaz, Türkiye’nin sorunlarının çözülebileceğini söyledi. Hukukun üstünlüğünün güvence altına alındığı, liyakatin esas alındığı, üretim ve kalkınmanın güçlendiği bir Türkiye hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında vatandaşların geleceğe güvenle bakabileceği bir ülke için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.