Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Japonya ile iş birliği alanlarını değerlendirirken Eskişehir’in Beylikova ilçesinde keşfedilen nadir toprak elementi rezervlerine dikkat çekti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine verdiği röportajda Türkiye ile Japonya arasındaki savunma, teknoloji ve ekonomi alanlarındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Fidan’ın açıklamalarında Eskişehir’in Beylikova ilçesinde bulunan nadir toprak elementi rezervleri öne çıktı.
Türkiye’nin kritik mineraller alanında önemli bir merkez olmayı hedeflediğini belirten Fidan, Beylikova’da keşfedilen rezervlerin yalnızca Türkiye için değil, küresel teknoloji ve sanayi açısından da stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Beylikova’daki rezervler dikkat çekti
Beylikova ilçesinde bulunan nadir toprak elementi rezervlerine değinen Fidan, Türkiye’nin hedefinin yalnızca maden çıkarmak olmadığını vurguladı.
Fidan, “Stratejik hedef yalnızca çıkarım yapmak değil, yüksek katma değerli ara ürünler ve nihai ürünler üretmektir. Bu açıdan Japon teknolojisi ve yatırımlarıyla kurulacak iş birliği gerçek anlamda bir kazan-kazan ortaklığı oluşturabilir” ifadelerini kullandı.
Japonya ile teknoloji iş birliği mesajı
Türkiye ile Japonya arasında enerji, dijital dönüşüm, havacılık, uzay teknolojileri, robotik ve dayanıklı tedarik zincirleri alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Fidan, iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü kabiliyetlere sahip olduğunu söyledi.
Savunma sanayisinde özellikle insansız hava sistemleri ve anti-dron teknolojilerinde Türkiye’nin önemli bir konuma ulaştığını ifade eden Fidan, Japonya ile ortak üretim ve teknoloji geliştirme çalışmalarının gündemde olabileceğini kaydetti.
Eskişehir’in stratejik önemi artıyor
Dünyada yüksek teknoloji ürünlerinin üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri açısından önemli rezervlere sahip olan Beylikova’nın, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji hedeflerinde kritik bir rol üstlenmesi bekleniyor.
Fidan’ın açıklamaları, Eskişehir’in yalnızca sanayi ve eğitim alanında değil, kritik maden kaynaklarıyla da Türkiye'nin gelecekteki stratejik projelerinde önemli merkezlerden biri olacağını bir kez daha ortaya koydu.




