Trump'tan Netanyahu mesajı: "Patronun kim olduğunu biliyor"
ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli haber sitesi Axios'a yaptığı açıklamalarda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray'da kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.
Trump, planlanan görüşmenin Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO Zirvesi'nin ardından en erken gelecek hafta gerçekleştirilebileceğini belirtti. Netanyahu ile ilişkilerinin iyi olduğunu vurgulayan Trump, "Netanyahu'yla iyi anlaşıyoruz. Patronun kim olduğunu biliyor." ifadelerini kullandı.
İran açıklamaları dikkat çekti
Trump, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden eski İran dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenini de takip ettiğini söyledi.
İran yönetiminin anlaşmaya istekli olduğunu öne süren Trump, tarafların cenaze töreni süresince müzakerelere ara verme konusunda uzlaştığını ve bu süreçte karşılıklı saldırıların durduğunu iddia etti.
Trump, cenaze törenine katılan üst düzey İranlı yetkililere ilişkin ise dikkat çeken ifadeler kullandı.
"Hepsi orada. Tek bir saldırıyla hepsini öldürebiliriz ama bunu yapmayacağız çünkü o zaman müzakere edebileceğimiz kimse kalmazdı."
"Belki de sahte gözyaşlarıydı"
ABD Başkanı, cenaze töreninde Ali Hamaney için ağlayan İranlıları görünce şaşırdığını belirterek, İran halkının Hamaney'den nefret ettiğini düşündüğünü söyledi.
Trump, "Belki de bunlar sahte gözyaşlarıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Görüşme için farklı tarih iddiası
Öte yandan Trump'ın NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gerçekleştireceği ziyaret sonrasında yapılması planlanan Trump-Netanyahu görüşmesine ilişkin İsrailli bir askeri yetkili farklı bir takvim öngördü.
Yetkili, görüşmenin gelecek haftadan ziyade NATO Zirvesi'nin ardından bir sonraki hafta gerçekleşmesinin daha olası olduğunu ifade etti.
İlk yüz yüze görüşme olacak
Gerçekleşmesi halinde söz konusu buluşma, Netanyahu'nun Şubat ayında İran'a yönelik ortak savaş planını sunduğu Beyaz Saray Durum Odası toplantısından bu yana iki lider arasındaki ilk yüz yüze görüşme olacak.
Siyasi kulislerde ise kritik zirvenin, İsrail'de seçim sürecine yaklaşılırken kamuoyu yoklamalarında geride olduğu belirtilen Netanyahu açısından önemli bir diplomatik ve siyasi fırsat olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.





