YENİ Parti Tarımdan Sorumlu Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, Eskişehir’de Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nin (ÇİDEM) açılışında Türkiye’nin tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçiye yalnızca daha fazla üretmesinin söylenmesinin yeterli olmadığını belirten Solakoğlu, üretimin verimlilik, pazarlama ve markalaşmayla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Eskişehir’de ÇİDEM’in açılış programına katılan Sencer Solakoğlu, tarımsal üretimde yaşanan sorunlara ve çiftçilerin ekonomik durumuna ilişkin görüşlerini paylaştı.

Tarımda eğitimin önemine dikkat çeken Solakoğlu, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin sahada daha fazla görev alması gerektiğini savundu. Çiftçinin yeni üretim yöntemleri ve teknolojiler konusunda desteklenmesinin önemini vurgulayan Solakoğlu, tarımsal eğitim faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Eskişehir sanayisinde enerji kayıplarına karşı ESO’dan seminer
Eskişehir sanayisinde enerji kayıplarına karşı ESO’dan seminer
İçeriği Görüntüle

Çiftçiye sürekli üretim çağrısı yapılmasının tek başına çözüm olmadığını belirten Solakoğlu, “Herkes bize ‘Üret, üret, üret’ diyor. Ya tamam da biz ürete ürete batıyoruz” dedi.

Üretimin yanı sıra ürünün işlenmesi ve katma değerli hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Solakoğlu, çiftçinin daha fazla çalışmasından önce üretim sürecinin verimli hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Solakoğlu, “Akıllı çalışmak, çalışmanın aynı zamanda verimli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Buğday fiyatlarını da değerlendiren Solakoğlu, çiftçinin ekim yapmadan önce ürününü hangi koşullarda ve hangi fiyattan satacağını bilmesi gerektiğini savundu. Toprak Mahsulleri Ofisinin bu yıl buğday için 16,5 lira fiyat açıkladığını belirten Solakoğlu, bazı bölgelerde üreticilerin ürünlerini 12,5 liradan satmak zorunda kaldığını ileri sürdü.

Üreticinin önünü görebileceği bir sisteme ihtiyaç olduğunu dile getiren Solakoğlu, “Daha ekmeden önce fiyatın ne olacağını, kime satılacağını bildiğimiz bir sisteme geçmemiz lazım” dedi.

Türkiye’nin tarımsal ürünlerde markalaşma konusunda da yeterince ilerleyemediğini savunan Solakoğlu, çam balını örnek gösterdi. Türkiye’nin dünya çam balı üretimindeki payına dikkat çeken Solakoğlu, ürünün büyük bölümünün dökme olarak satıldığını ve uluslararası pazarda güçlü bir Türk markası oluşturulamadığını söyledi.

Solakoğlu, “Dökme yapıyoruz, dökme satıyoruz. Bütün cefasına katlanıp sefasını süremiyoruz” ifadelerini kullandı.

Tarım ve Orman Bakanlığının sahadaki eğitim faaliyetlerine ilişkin de eleştirilerde bulunan Solakoğlu, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin çiftçiye yönelik çalışmalarının artırılması gerektiğini savundu. Çiftçinin bilimsel gelişmelere ve yeni teknolojilere erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Tarımda dışa bağımlılık konusuna da değinen Solakoğlu, gübre hammaddesi, mazot, tohum, traktör, hayvancılık ve teknolojik ekipmanlar gibi alanlarda ithal girdilerin bulunduğunu ifade etti.

“Her şeyi ithal ederek burada yerli ve millî bir üretim yapma iddiasından bir an önce kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum” diyen Solakoğlu, özellikle tarımsal ıslah çalışmalarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini savundu.

Tarımın Türkiye’nin ekonomik sorunlarının aşılmasında önemli bir alan olduğunu belirten Solakoğlu, üreticinin yalnızca geçimini sağlayan değil, üretimden gelir elde ederek ekonomik olarak güçlenen bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi.

Solakoğlu, “Verimlilik, doğru pazarlama, markalaşmak, kıt kanaat geçinmek değil, üretip zenginleşmek önemli” dedi.

Türkiye’nin mevcut ekonomik sorunlarından çıkışında tarımın önemli bir rol üstlenebileceğini savunan Solakoğlu, “Şu anda yaşadığımız bu buhrandan da bizi çıkartacak şeyin tarım olduğuna inanıyorum. Ama verimli tarım” ifadelerini kullandı.

ÇİDEM’in işlevine de değinen Solakoğlu, merkezin çiftçiye yalnızca üretim konusunda değil, ürünlerin işlenmesi ve katma değerli hale getirilmesi konusunda da katkı sağlaması gerektiğini belirtti. ÇİDEM’i “minyatür bir Köy Enstitüsü” anlayışına benzeten Solakoğlu, üreticilerin merkezdeki imkanlardan yararlanması çağrısında bulundu.

Çiftçilere farklı üretim tekniklerini ve teknolojileri tarlalarında denemeden önce merkezde öğrenmeleri tavsiyesinde bulunan Solakoğlu, “Tarlalarınızı deney olarak kullanmayın. Gelip teknolojiyle, yeni cins tohumlarla, yeni ekiliş şekilleriyle, toprak ıslahıyla burada tanışın” dedi.

Solakoğlu, gençlerin de ÇİDEM’den yararlanmasını ve merkezin yeni kuşakların tarımsal üretime ilgisini artırmasını temenni etti.