Saadet Partisi Eskişehir İl Divan Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi ve İl Sorumlusu Selim Salt Terzioğlu, Gazze’deki gelişmelerden Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik bağımsızlığına, yatırım mağduriyetlerinden şeffaflık ve adalet anlayışına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada yaşanan sorunların önemli bir bölümünün ahlak ve maneviyat eksikliğiyle bağlantılı olduğunu savunan Selim Salt Terzioğlu, Gazze’de yaşananlara dikkat çekti. Birleşmiş Milletler kürsüsünde barış, insan hakları ve uluslararası hukukun konuşulduğunu belirten Terzioğlu, yapılan toplantı ve açıklamaların sahadaki sonuçlarının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Gazze’de yaşananların yalnızca açıklamalarla geçiştirilemeyeceğini ifade eden Terzioğlu, “Çocukların bu kadar toplantı, bu kadar konuşma, bu kadar kınamadan faydası oldu mu? Hangi çocuğun hayatını kurtardı? Hangi saldırıyı durdurdu?” ifadelerini kullandı.
Uluslararası sistemde “hukukun gücü” yerine “güçlünün hukukunun” hakim olduğunu öne süren Terzioğlu, bazı ülkelerin güvenliğinin dokunulmaz kabul edildiğini, bazı halkların yaşamlarının ise pazarlık konusu haline getirildiğini savundu. “Dünya beşten büyüktür” söylemine de değinen Terzioğlu, bu sözün gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini ve daha adil bir uluslararası sistem kurulmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Türkiye’nin bağımsızlığının ekonomik ve teknolojik gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Terzioğlu, kalkınma planlarının uygulanması ve sanayinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Enerji, ulaşım ve üretimde dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade eden Terzioğlu, “Aksi takdirde uydu oluruz. Yönümüzü başkasına endeksler, kayboluruz” dedi.
Ekonomideki gelişmelerin yanı sıra son dönemde gündeme gelen yatırım mağduriyetlerine de değinen Terzioğlu, denetim süreçlerinin açık ve anlaşılır olması gerektiğini belirtti. İnsanların yıllarca çalışarak biriktirdiği paraların denetim eksiklikleri nedeniyle risk altına girebildiğini söyleyen Terzioğlu, alınan tedbirlerin hangi aşamada devreye sokulduğunun kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Terzioğlu, “Riskler ne zaman görüldü? Hangi uyarılar yapıldı? Yatırımcıların varlıklarını korumak için hangi aşamada harekete geçildi?” sorularını yöneltti.
Kamuoyuna yansıyan iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade eden Terzioğlu, sorumluluğu bulunan kişilerin makamına, ilişkilerine veya servetine bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savundu.
Saadet Partisi’nin temel yaklaşımının “önce ahlak ve maneviyat” olduğunu belirten Terzioğlu, ahlak anlayışının yalnızca kişisel davranışlarla sınırlı olmadığını söyledi.
Terzioğlu, “Bize göre ahlak, hayatın tamamını, her safhasını kuşatır. İnsanın ahlakı vardır, kurumun ahlakı vardır, siyasetin, ekonominin ahlakı vardır” diye konuştu.
Şeffaflığın adil bir düzen açısından önem taşıdığını ifade eden Terzioğlu, kamu kaynaklarının kullanımından görevlendirmelere kadar her alanda aynı ölçülerin uygulanması gerektiğini belirtti.
Terzioğlu, “Kim servetini nasıl elde etti, nereden buldu? Bir göreve kim, hangi ölçüyle getirildi? Kamu kaynağı kime, hangi ölçüyle verildi? Bu soruların cevabı şeffaftır” ifadelerini kullandı.
Kamu hizmetlerinden yargı süreçlerine kadar herkes için aynı kuralların uygulanması gerektiğini vurgulayan Terzioğlu, kişilerin siyasi görüşüne, siyasi yakınlıklarına veya sahip oldukları makama göre farklı uygulamalara tabi tutulmaması gerektiğini dile getirdi.




