İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Oytun Gökten, kentte son dönemde yeniden gündeme gelen kentsel dönüşüm tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kentsel dönüşümün siyasi tartışmaların konusu haline getirilmemesi gerektiğini belirten Gökten, meslek odası olarak temel amaçlarının dönüşümün bilimsel, planlı ve iş birliği içerisinde gerçekleştirilmesi olduğunu söyledi.
“En istemediğimiz şey şu anda yaşanıyor”
Kentsel dönüşüm ve dönüşüm strateji belgeleri konusunda daha önce çok sayıda açıklama yaptıklarını belirten Gökten, gelinen noktada konunun siyasi polemiklere çekilmesinden rahatsızlık duyduklarını ifade etti.
Gökten, “Biz kentsel dönüşümün polemiklerden uzak, siyasete bulaştırılmadan yapılmasını talep eden bir kurumuz, bir Odayız, bir meslek örgütüyüz. TMMOB bünyesinde de yaklaşımımız bu yönde” dedi.
Siyasi tartışmaların sürecin asıl amacının önüne geçtiğini belirten Gökten, “Bizim amacımız bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Asıl meseleye buradan bakmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Sorumluluk sadece belediyenin değil”
6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası'na dikkat çeken Gökten, kentsel dönüşüm sürecindeki sorumlulukların farklı kurumlar arasında paylaştırıldığını söyledi.
Riskli alan tespiti gibi süreçlerde belediyelerin talepte bulunduğunu, Bakanlığın uygun görüşünün ardından Cumhurbaşkanı onayının devreye girdiğini belirten Gökten, bu nedenle kentsel dönüşümün yalnızca belediyelerin ya da Bakanlığın sorumluluğunda değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Gökten, “Meseleyi sadece ‘Şu kadar daire yapıldı, bu kadar yapılmadı’ üzerinden tartışmak doğru değil” dedi.
“Belediyenin bütçesi bütün binaları dönüştürmeye yetmez”
Kentsel dönüşümün finansman boyutuna da dikkat çeken Gökten, belediyelerin bütçelerinin kentteki tüm yapıların dönüşümünü tek başına karşılamasının mümkün olmadığını söyledi.
Dönüşümün hızlandırılması için teşviklerin, uygun faizli finansman imkanlarının ve vatandaşların sürece katılımını sağlayacak kampanyaların devreye alınması gerektiğini belirten Gökten, kamu kurumları ile vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Gökten daha önce de Eskişehir’de kentsel dönüşümün yalnızca belediye bütçesiyle ya da vatandaşların kendi imkanlarıyla gerçekleştirilemeyeceğini, ortak bir model oluşturulması gerektiğini dile getirmişti.
Kocakır ve TOKİ örneğini verdi
Gökten, değerlendirmeleri sırasında Kocakır bölgesindeki TOKİ alanlarına da değindi.
Bölgede rezerv alan ilan edildiğini belirten Gökten, rezerv alan uygulamasının temel amaçlarından birinin kentsel dönüşüm yapılacak bölgelerde yaşayan insanların başka bir alana taşınabilmesine ve dönüşüm için alan oluşturulmasına imkan sağlamak olduğunu ifade etti.
Ancak Bakanlığın bazı yetkileri kapsamında yer alan “re'sen” uygulamalarına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Gökten, istişare mekanizmasının yeterince işletilmediği durumlarda bu yetkilerin sorunlara yol açabileceğini savundu.
Gökten, “İstişarenin olmadığı, kararların beraber, bütüncül ve kolektif şekilde üretilmediği yerlerde bu yetki bir süre sonra, çok özür dileyerek bu kelimeyi kullanıyorum, kanunlu bir despotluğa dönüşebiliyor” ifadelerini kullandı.
“TOKİ mağdurları diye bir kitle oluşturulmamalı”
Kocakır bölgesindeki uygulamaların vatandaşlar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gökten, TOKİ projelerinde mağduriyet yaşanmaması konusunda kanun koyucuya çağrıda bulundu.
Gökten, “Burada TOKİ mağdurları diye bir kitlenin oluşturulmaması gerekiyor. Kanun koyucunun bunu çok iyi değerlendirmesi lazım” dedi.
“Deprem siyasi görüş sormayacak”
Kentsel dönüşümün siyasi görüş ayrımı yapılmadan ele alınması gerektiğini vurgulayan Gökten, olası bir deprem karşısında siyasi kimliklerin herhangi bir anlam taşımayacağını söyledi.
Gökten, “Çünkü yaşanacak bir deprem, ‘Bu AK Partili, bu CHP'li, bu Yeni Partili, bu MHP'li’ demeyecek. Hatay'da yaşanan depremde maalesef farklı siyasi görüşlerden çok sayıda insan hayatını kaybetti” diye konuştu.
Kentsel dönüşümün hayata geçirilmesi için kurumlar arasında iş birliği çağrısı yapan Gökten, meslek odalarının da sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Gökten açıklamasını, “Kentsel dönüşüm herkesin sorumluluğudur ve bu sorumluluklar kanunda da açık şekilde tanımlanmıştır” sözleriyle tamamladı.




