Hatipoğlu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri anarak, aradan geçen yıllara rağmen depreme ilişkin en önemli gerçeğin değişmediğini belirtti.
“Deprem değil, ihmaller can alıyor”
Depremlerde yaşanan can kayıplarının yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını ifade eden Hatipoğlu, “Deprem değil; ihmaller, hazırlıksızlık ve dayanıksız yapılar can alıyor” dedi.
Eskişehir’in olası büyük bir depreme ne kadar hazır olduğunun sorgulanması gerektiğini belirten Hatipoğlu, kentteki riskli yapıların durumuna dikkat çekti.
Belediyelere peş peşe sorular
Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi’ne şu soruları yöneltti:
- Eskişehir’de riskli yapıların ne kadarı tespit edildi?
- Kaç bina için kentsel dönüşüm gerçekleştirildi?
- Deprem toplanma alanları yeterli ve işlevsel mi?
- Ana ulaşım arterleri olası bir afete hazır mı?
- Altyapı ve acil müdahale planları hazır mı?
- Vatandaşların güvenliği için bugüne kadar hangi somut tedbirler hayata geçirildi?
Depremin siyaset üstü bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, sorumluluk makamında bulunanların bu sorulara açık ve net cevap vermesi gerektiğini söyledi.
“Mazeret değil, deprem seferberliği istiyoruz”
Eskişehir’in deprem gerçeğinin raporlar, toplantılar ve temennilerle geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu ifade eden Hatipoğlu, yerel yönetimlerin şehirleri afetlere karşı dirençli hale getirmesi gerektiğini belirtti.
Hatipoğlu, “17 Ağustos’un yıl dönümünde çağrımız nettir: Eskişehir için artık mazeret değil, somut bir deprem seferberliği görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
17 Ağustos Marmara Depremi ile 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Hatipoğlu, yaşanan büyük afetlerin şehirleri depreme hazırlamanın ertelenemez bir sorumluluk olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.




