Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Avrupa Birliği’nin sanayi politikaları kapsamında gündeme gelen “Made in Europe” kriterlerinde Türkiye’nin dışarıda bırakılması ihtimaline tepki gösterdi. Türkiye’nin 1996’dan bu yana Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde bulunduğunu hatırlatan Küpeli, Türk sanayisinin teşvik ve kamu alımlarının dışında tutulmasının hem Türkiye hem de Avrupa açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını savundu.
Avrupa Birliği’nin sanayi rekabet gücünü artırmayı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedefleyen Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Türkiye’nin konumuna dikkat çeken Küpeli, Birleşik Krallık’ın “Made in Europe” kapsamına alınmasının gündeme gelmesine karşın Türkiye’nin benzer mekanizmalardan dışlanması ihtimalini eleştirdi.
“Türk sanayisini dışlayan bir Avrupa zorlanacaktır”
Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle güçlü bir üretim ve ticaret entegrasyonuna sahip olduğunu belirten Küpeli, Avrupa Birliği’nin küresel rekabet karşısında sanayisini korumaya çalışırken Türkiye’yi dışarıda bırakmasının kendi üretim gücüne zarar vereceğini ifade etti.
Türkiye’nin 30 yıldır Gümrük Birliği kurallarını uyguladığını vurgulayan Küpeli, Türk sanayisinin Avrupa’nın tedarik zincirlerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Küpeli, otomotiv sektöründeki üretim ve istihdam ilişkilerinin yanı sıra Türkiye’deki fabrikaların Avrupa pazarına yönelik ihracatına dikkat çekerek, menşe veya nihai montaj kriterleri üzerinden Türk üreticilerin desteklerden dışlanmasının doğru olmayacağını savundu.
Küpeli, “Türk sanayisini dışlayan bir Avrupa, küresel rekabette çok zorlanacaktır” ifadelerini kullandı.
“Eskişehir sanayisi Avrupa’nın ayrılmaz tedarik gücü”
Olası düzenlemenin yalnızca otomotiv sektörünü etkilemeyeceğini belirten Küpeli, Eskişehir OSB’de raylı sistemler, beyaz eşya, otomotiv yan sanayi, makine ve havacılık alanlarında üretim yapan firmaların da süreçten etkilenebileceğini dile getirdi.
Eskişehir sanayisinin Avrupa standartlarında üretim yaptığını ve yeşil ile dijital dönüşüm çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Küpeli, Türkiye’nin üretim kapasitesinin Avrupa’nın tedarik zincirleri açısından önem taşıdığını ifade etti.
Küpeli, Avrupa’nın yalnızca 27 üye ülkeyi kapsayan kapalı bir üretim alanıyla küresel rakiplerine karşı rekabet avantajı sağlamasının zor olacağını savunarak, Türkiye’nin dışlanmasının maliyetleri yükseltebileceği ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Made WITH Europe anlayışı esas alınmalı”
Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki konumunun dikkate alınması gerektiğini belirten Küpeli, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik yaklaşımını gözden geçirmesi çağrısı yaptı.
Birleşik Krallık’a yönelik olası düzenlemelerle Türkiye’nin mevcut konumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Küpeli, Türk sanayisinin teşvik mekanizmalarının dışında bırakılmasına karşı diplomatik, hukuki ve ticari kanalların kullanılmasını desteklediklerini belirtti.
Küpeli, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyine de çağrıda bulunarak, “Gerçekçi ve sürdürülebilir olan yaklaşım dışlayıcı bir ‘Made in EU’ değil, Türkiye’nin eşit ve tam yetkili ortak olarak masada yer aldığı ‘Made WITH Europe’ anlayışı olmalıdır” dedi.
Eskişehir OSB yönetimi ve sanayicileri olarak süreci takip etmeyi sürdüreceklerini belirten Küpeli, Avrupa Birliği yönetiminin Türkiye’yi dışarıda bırakabilecek yaklaşımını yeniden değerlendirmesini beklediklerini kaydetti.




