Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Odunpazarı İlçe Teşkilatı’nın 15. Olağan İlçe Kongresi’nde konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllardır Eskişehir’i tanıdığını belirten Yıldırım, konuşmasında MHP’nin siyasi anlayışını, “Terörsüz Türkiye” sürecini, muhalefet partilerine yönelik eleştirilerini, Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmeleri ve yaklaşan seçimlere ilişkin hedeflerini anlattı.

Eskişehir’i yaklaşık 50 yıldır tanıdığını ifade eden Yıldırım, kentte geçmiş dönemlerde görev yapan ülkücü isimleri de anarak başladığı konuşmasında, Eskişehir’in kendisi açısından ayrı bir yeri olduğunu söyledi.

Yıldırım, “Ben Eskişehir’i 50 yıl evvelinden tanırım. Esnaf ve Sanatkarlar Odası, rahmetli Satılmış Kara Ocak Başkanı, Muzaffer Aydoğan Ocak Başkanı, Hacı Sabri İl Başkanımız. Hepsini, ölenleri rahmetle anıyorum, kalanlara da sağlık, sıhhat, afiyet diliyorum” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’in Odunpazarı, Hamamyolu ve Köprübaşı gibi bölgelerini geçmişten bu yana bildiğini belirten Yıldırım, kongre davetini de geçmişteki hatıraları yad etmek açısından memnuniyetle kabul ettiğini dile getirdi.

“Siyaset bir ideal için yapılır”

Siyasetin farklı amaçlarla yapılabileceğini söyleyen Yıldırım, MHP’nin siyaset anlayışının kişisel çıkar veya makam beklentisi üzerine kurulmadığını savundu.

Yıldırım, “Siyaset ne için yapılır? O kişiye göre değişir, partiye göre değişir, gruba göre değişir. Siyaseti zevk için yapan vardır, kendi nefsini tatmin için yapan vardır. Bir de bir ideal için siyaset vardır. Bir ülkenin geleceği için yapılan siyaset vardır. Millet için yapılan siyaset vardır” diye konuştu.

MHP’nin siyaset anlayışının “rıza-ı bari” için olduğunu ifade eden Yıldırım, siyasetçilerin ülkenin sorunlarını çözmek, devletin geleceğini güvence altına almak ve milletin refahı ile güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu söyledi.

Türkiye’nin geleceğine talip olduklarını belirten Yıldırım, MHP’nin siyasi hareketinin geçici olmadığını savunarak, “Mevsimlik değil. Turfanda siyaseti değil, asırlık siyaset yapıyoruz” dedi.

“Terörsüz Türkiye projesinin mimarı Devlet Bahçeli’dir”

Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” sürecine ayıran Yıldırım, projenin mimarının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olduğunu söyledi.

Yıldırım, “Bunun mimarı kimdir? Bunun mimarı Devlet Bahçeli’dir. Bunun mimarı o. Bu riskli bir iş mi? Elbette riskli bir iş” ifadelerini kullandı.

Siyasette bazı konularda risk alınması gerektiğini belirten Yıldırım, siyasetçilerin ülkenin geleceği açısından önemli gördükleri konularda açık ve net tavır sergilemesi gerektiğini savundu.

Muhalefetin “Terörsüz Türkiye” sürecindeki tutumunu da eleştiren Yıldırım, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaklaşımını örnek göstererek, “Karşı mısın, yanında mısın? Ki sen Türkiye’yi yönetmeye talipsin. İktidarı istiyorsun. O zaman bu işi götüremezsin. Ok gibi olacaksın, dosdoğru olacaksın” dedi.

Yıldırım, söz konusu projenin iki yıl önce Devlet Bahçeli tarafından başlatıldığını ve daha sonra Cumhur İttifakı’nın projesi haline geldiğini belirtti.

“467 oyla destek geldi”

Yıldırım, TBMM’deki oylamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede ise söz konusu düzenlemenin 467 oy aldığını belirterek, bunun önemli bir toplumsal ve siyasi destek anlamına geldiğini savundu.

“Bunun 44 tanesi MHP’li, geri kalan 423 oy Milliyetçi Hareket Partisi ile alakası olan oy değil” diyen Yıldırım, bu tabloyu projenin gerekliliğinin tescili olarak değerlendirdi.

Süreçte eleştirilerin ve provokasyonların olabileceğini belirten Yıldırım, dijital çağda sosyal medyanın siyasi tartışmalar üzerindeki etkisine de dikkat çekti.

“PKK silah bırakınca şehitler hatırlanmaya başladı”

Muhalefet partilerinin şehit ve gaziler üzerinden yürüttüğü siyaseti de eleştiren Yıldırım, bazı siyasi aktörlerin geçmişteki tutumlarıyla bugünkü söylemleri arasında çelişki bulunduğunu ileri sürdü.

Yıldırım, “PKK silah bırakmadan evvel beraber seçime girenler bugün şehit seviciliğine başladılar. Gazi seviciliğine başladılar” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti eski Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan üzerinden de eleştirilerde bulunan Yıldırım, geçmişte yaşanan bir olay üzerinden İYİ Parti’nin tutumunu sorguladı.

Yıldırım, “Dün şehidin kardeşine sövüyordunuz. Partiden de atmadınız, tekrar milletvekili yaptınız. Bugün elinizde bir şehit fotoğrafıyla geziyorsunuz. Hangi doğru? Hangisinde riyakarsınız? Hangisinde yalan söylüyorsunuz? Hangisinde samimisiniz veya değilsiniz?” diye konuştu.

Yıldırım, siyasi partilerin geçmişteki tutumlarının kamuoyu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Nurettin Soyer ve Tunç Soyer üzerinden eleştiri

Konuşmasında 1980 darbesi dönemine de değinen Yıldırım, ülkücülerin Mamak Cezaevi’nde yaşadığını söylediği olayları anlattı.

Dönemin Sıkıyönetim Başsavcısı Nurettin Soyer’i sert sözlerle eleştiren Yıldırım, geçmişte ülkücülere yönelik uygulamalardan Soyer’i sorumlu tuttu.

Yıldırım, Nurettin Soyer’in oğlu Tunç Soyer üzerinden de İYİ Parti’ye yönelik eleştirilerde bulunarak, bazı siyasi çevrelerin farklı dönemlerde farklı siyasi kimliklere büründüğünü iddia etti.

“İzmir’de Soyer’ci oluyor, Mecliste ülkücü oluyor” diyen Yıldırım, “Birilerini kandırıyorlar ama kimi kandırıyorlar? Bizi kandıramazlar. Biz herkesin mazisini, evvelini biliriz” ifadelerini kullandı.

“Dünyada hak güçlünün”

Konuşmasının dış politika bölümünde ise dünyanın yeni bir güvenlik ve güç dengesi dönemine girdiğini savunan Yıldırım, uluslararası sistemde güçlü ülkelerin belirleyici olduğunu söyledi.

Türkiye’nin tarih boyunca geniş coğrafyalarda adalet anlayışıyla hareket ettiğini ifade eden Yıldırım, günümüzde ise uluslararası ilişkilerde “güçlü olanın” belirleyici hale geldiğini ileri sürdü.

Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail’in Gazze saldırıları ve ABD’nin İran’la yaşadığı gerilimleri örnek gösteren Yıldırım, Türkiye’nin çevresindeki gelişmeler nedeniyle güçlü bir güvenlik mimarisine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Yıldırım, Türkiye’nin savunma sanayisi, ordusu ve teknolojik kapasitesi açısından önemli bir noktaya geldiğini belirterek, “Türkiye kendi ayakları üzerinde duran, kendi geleceğini kendi tespit eden, hiç kimsenin sözüne itibar etmeyen bir ülke” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye savaştan korkmaz ama lüzumsuz yere savaş olmaz”

Türkiye’nin bölgesel çatışmaların ortasında bulunduğunu belirten Yıldırım, buna rağmen Cumhur İttifakı’nın liderlerinin izlediği politikalar sayesinde Türkiye’nin savaşların doğrudan tarafı olmadığını savundu.

“Savaştan korkmayız. Savaş Türk’ündür. Hiç eyvallahımız olmaz ama her zaman da durup dururken lüzumsuz yere savaş olmaz. Savaşılacağı zaman savaşılır” diyen Yıldırım, Türkiye’nin güvenlik politikalarında temkinli hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Yıldırım, İsrail ile yaşanan bölgesel gerilimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye’nin Orta Doğu’daki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini söyledi.

“Kudüs İttifakı’nın benzeri Mekke Anlaşması ile ortaya çıktı”

Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikaları kapsamında yeni ittifakların oluştuğunu belirten Yıldırım, NATO Zirvesi’nden ve Orta Doğu’daki ülkeler arasındaki iş birliklerinden söz etti.

Devlet Bahçeli’nin daha önce gündeme getirdiği “Kudüs İttifakı” önerisini hatırlatan Yıldırım, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında gerçekleştirilen anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından önemli olduğunu savundu.

Yıldırım, Pakistan’ın nükleer kapasitesine, Suudi Arabistan’ın enerji ve ekonomik gücüne, Türkiye’nin ise savunma sanayisi ve askeri kapasitesine dikkat çekti.

“Bu nedir? Bu Orta Doğu’daki bir savunma mimarisinin yapılmasıdır” diyen Yıldırım, bölgedeki ülkelerin kendi güvenliklerini dış güçlere bağımlı olmadan sağlamaları gerektiğini söyledi.

“Güvenliğinizi kimseye emanet etmeyeceksiniz”

Savunma sanayisinin önemine dikkat çeken Yıldırım, savaş dönemlerinde başka ülkelerden silah ve savunma sistemi beklemenin doğru olmadığını savundu.

Eskişehir’de Zafer Coşkusu Kanlıkavak’a Taştı! Binlerce Kişi Bir Araya Geldi
Eskişehir’de Zafer Coşkusu Kanlıkavak’a Taştı! Binlerce Kişi Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

“Güvenliğinizi kimseye emanet etmeyeceksiniz. Kimsenin insafına kalmayacaksınız. Kimseden kavga başladığında silah istemeyeceksiniz” ifadelerini kullanan Yıldırım, Türkiye’nin kendi savunma teknolojilerini geliştirmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti.

Yıldırım, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden örnekler vererek Türk devletlerinin askeri teknolojide dönemlerinin ilerisinde olduğunu savundu.

Selçukluların ok ve yay teknolojisindeki üstünlüğünden, Osmanlı’nın ise top teknolojisindeki gelişmişliğinden söz eden Yıldırım, Türkiye’nin günümüzde de savunma teknolojilerinde dünyadan bir adım önde olması gerektiğini söyledi.

“Rutte bizim arkamızdan geliyor”

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Türkiye ziyaretine de değinen Yıldırım, Rutte’nin ASELSAN ziyaretini örnek gösterdi.

Yıldırım, NATO’nun Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelerini yakından takip ettiğini belirterek, Türkiye’nin bazı alanlarda NATO’nun ihtiyaç ve hedeflerinin önüne geçtiğini savundu.

“Rutte bizim arkamızdan geliyor. Bugün dünyadaki SİHA, İHA pazarının yüzde 65’i Türkiye’nin” diyen Yıldırım, Türkiye’nin insansız sistemler ve robotik savaş teknolojilerinde önemli bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Türkiye’nin savunma sanayisinin Eskişehir açısından da önemli olduğunu belirten Yıldırım, TEI’de helikopter ve uçak motorlarının üretildiğine dikkat çekti.

“Mekke Anlaşması ile bölgede güç birliği söz konusu”

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin ilerleyen dönemde başka ülkeleri de kapsayacağını savunan Yıldırım, Mısır ve Ürdün gibi ülkelerin de bu sürece dahil olabileceğini söyledi.

Yıldırım, “Un var, şeker var, yağ var, biz o helvayı yaparız” ifadelerini kullanarak, bölge ülkelerinin ekonomik, askeri ve stratejik güçlerini bir araya getirmesinin yeni bir güvenlik mimarisi oluşturabileceğini söyledi.

Türk Devletleri Teşkilatı’na da değinen Yıldırım, Türk dünyasının ortak bir çatı altında buluşmasının tarihi önem taşıdığını belirtti.

“Türkler niye bir araya gelmiyor? Geldi, Türk Devletleri Teşkilatı kuruldu” diyen Yıldırım, Türk devletlerinin aynı zaman diliminde ortak bir çatı altında bulunmasının Türk tarihi açısından önemli bir gelişme olduğunu savundu.

“Turan kuruluyor”

Yıldırım, Türk dünyasındaki gelişmeleri “Turan” hedefi üzerinden de değerlendirdi.

Geçmişte ülkücülerin “Turan” söylemiyle yürüdüğünü hatırlatan Yıldırım, bugün bu hedefin Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden kurumsal bir zemine kavuştuğunu ifade etti.

“Turan kuruluyor. Nereden nasıl kuracaksın Turan’ı? Buradan kalkıp Ergenekon’a gidecek halimiz yok. Mevcut Türk Devletleri Teşkilatını bir çatının altında toplayacaksınız” diye konuştu.

“Önümüz seçim, Eskişehir borcunu ödeyecek”

Konuşmasının sonunda yaklaşan seçimlere ilişkin MHP’nin Eskişehir hedefini açıkça ortaya koyan Yıldırım, Eskişehir’den milletvekili kazanmak istediklerini söyledi.

Yıldırım, “Önümüz seçim. Kime teslim edeceksiniz bu ülkeyi?” diyerek partililere seslenirken, Eskişehir özelinde ise şu ifadeleri kullandı:

“Eskişehir borcunu ödeyecek, bir kere bir milletvekilini alacağız. Alacağız. Belediyelerimizi alacağız, üzerinde de katlayacağız.”

MHP teşkilatlarının seçim sürecine odaklanması gerektiğini belirten Yıldırım, belirlenen hedef doğrultusunda çalışılması çağrısında bulundu.

Muhalefete sert eleştiri

Muhalefet partilerinin siyaset tarzını da eleştiren Yıldırım, iktidarın güçlü bir muhalefete sahip olmasının demokratik açıdan önemli olduğunu ancak mevcut muhalefetin siyaset kurumuna zarar verdiğini savundu.

Siyasi tartışmalarda kullanılan “hırsız” ve “hain” gibi ifadeleri eleştiren Yıldırım, son dönemde siyasi partiler arasındaki sert tartışmalara dikkat çekti.

Yıldırım, “Biz ne ona ‘hain’ dedik, ne öbürüne ‘pavyoncu’ dedik. Birbirleriyle olan münasebet, birbirleriyle olan kavga bu. Bu kavgalılara biz bu ülkeyi teslim edelim de ondan sonra nasıl elinden kurtaracağız diye mi bakalım?” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yönetiminin kişisel çıkar peşinde olmayan, ülkenin geleceğini düşünen kadrolara teslim edilmesi gerektiğini savunan Yıldırım, Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de ülkeyi yönetmesi gerektiğini söyledi.

“Cumhur İttifakı 5 yıl daha ülkeyi yönetmeli”

Yıldırım, konuşmasının son bölümünde Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki seçimlerde yeniden desteklenmesi gerektiğini savundu.

“Bizim temennimiz nedir? Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki bir 5 yıl daha vatandaşımızdan destek bulup ve 5 yıl daha bu ülkeyi yönetmesi, taşların tamamen yerine oturması, güvenliğin ve refahın en üst seviyeye getirilmesi” diyen Yıldırım, MHP teşkilatlarına da seçim sürecinde yoğun çalışma çağrısı yaptı.

Konuşmasının sonunda kongreye katılan partililere teşekkür eden Yıldırım, Eskişehir İl Başkanlığı ve Odunpazarı İlçe Teşkilatı başta olmak üzere ülkücü harekete verilen desteğin önemine dikkat çekti.

Yıldırım, “Buraya kadar zahmet edip geldiniz, bize destek verdiniz. Bu desteğiniz hem Eskişehir İl Başkanlığımıza, Odunpazarı Teşkilatımıza, Ülkücü Harekete, Milliyetçi Harekete büyük bir kıymet ifade eder” diyerek konuşmasını tamamladı.