Mersin’in çevre, iklim ve sürdürülebilirlik alanlarındaki önceliklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen Sıfır Atık Çalıştayı’nın sonuçları, düzenlenen Sonuç Konferansı’nda kamuoyuyla paylaşıldı. Çalıştay kapsamında hazırlanan Mersin Sıfır Atık Hedef Belgesi ile kentin çevresel dönüşümüne yön verecek 7 stratejik hedef ve bu hedeflere ulaşmak için izlenecek yol haritası açıklandı.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu ve himayelerinde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı tarafından Türkiye genelinde yürütülen “Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” kapsamında düzenlenen Mersin Sıfır Atık Çalıştayı, sonuç konferansıyla birlikte önemli bir aşamayı tamamladı.

Mersin Valiliği himayesinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Mersin Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, kentin çevre yönetimi ve sıfır atık uygulamalarına ilişkin öncelikleri ele alındı. Çalıştay sürecinde elde edilen çıktılar doğrultusunda hazırlanan Mersin Sıfır Atık Hedef Belgesi, Sonuç Konferansı’nda katılımcılara ve kamuoyuna sunuldu.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, konuşmasında öncelikle İstanbul başta olmak üzere farklı illerde yaşanan sel felaketlerine değindi. Hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ve millete başsağlığı dileyen Ağırbaş, yaralanan ve afetlerden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

İklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin uzak bir tehdit olmadığını, günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir gerçek haline geldiğini belirten Ağırbaş, aşırı yağış ve sel olaylarının bu değişimin çarpıcı göstergeleri arasında yer aldığını söyledi. İklim kriziyle mücadelede şehirlerin ve yerel yönetimlerin önemli sorumluluk taşıdığına dikkat çeken Ağırbaş, Sıfır Atık Çalıştayları aracılığıyla Türkiye’nin 81 ilini tek tek ziyaret ederek sahadaki ihtiyaçları belirlemeyi ve uygulanabilir hedefler oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.

“Akdeniz’e kıyısı olan 22 ülkeyle eylem planı hazırlıyoruz”

Geçtiğimiz ağustos ayında Türkiye Plastik Atık Çalıştayı için Mersin’de bulunduklarını hatırlatan Samed Ağırbaş, Akdeniz’deki plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında valilik himayesinde ilgili paydaşların aynı masa etrafında buluşturulduğunu belirtti.

Plastik kirliliğinin sınırları aşan bir çevre sorunu olduğuna dikkat çeken Ağırbaş, Türkiye Plastik Atık Çalıştayı’nda 17 bakanlığın bir araya getirildiğini söyledi. Çalışmaların yeni bir aşamaya taşındığını kaydeden Ağırbaş, Akdeniz’e kıyısı bulunan 22 ülkeyle birlikte ortak denizin korunmasını sağlayacak bir eylem planı hazırladıklarını açıkladı.

Ağırbaş, Akdeniz’deki plastik kirliliğinin yalnızca kıyı kentlerini değil, uluslararası ölçekte çevre politikalarını da ilgilendirdiğini belirterek kirliliğin kaynağında önlenmesinin önemini vurguladı.

“81 ilde Kadın Sıfır Atık Elçileri Projesi’ni başlattık”

Emine Erdoğan’ın 9 yıl önce başlattığı Sıfır Atık Hareketi kapsamında elde edilen sonuçlara da değinen Samed Ağırbaş, geri kazanım oranının yüzde 13’ten yüzde 37,5’e yükseldiğini, geri kazanım tesisi sayısının ise yaklaşık 10 yıllık süreçte 868’den 3 bine çıktığını belirtti.

Mersin’de kıyılara ulaşan mikroplastiklerin kaynağında önlenmesine yönelik çalışmalar yürütüleceğini bildiren Ağırbaş, sera plastikleri, budama ve hasat atıklarının çöp olarak görülmek yerine ekonomiye kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi. Kentte belirlenen hedeflerin yalnızca bir belge olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Ağırbaş, valilik ve kaymakamlıkların üçer aylık dönemlerde kaydedilen ilerlemeyi değerlendireceğini ve eksik kalan çalışmaların takip edileceğini kaydetti.

Mersin Sıfır Atık Hedef Belgesi’nin uygulama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağırbaş, sıfır atık bilincinin aile içinde kazanıldığını belirterek dönüşümün temelinde günlük alışkanlıkların bulunduğuna dikkat çekti.

Konuşmasında mikroplastiklerin insan sağlığına ilişkin etkilerine de değinen Ağırbaş, incelenen 62 hamile kadının tamamından alınan plasenta örneklerinde mikroplastik bulunduğunu aktardı. Bu durumun çevre kirliliğinin henüz doğmamış çocukları da ilgilendiren bir boyuta ulaştığını ifade etti.

Kadınların sıfır atık çalışmalarına katılımını artırmak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile 81 ilde Kadın Sıfır Atık Elçileri Projesi’ni başlattıklarını açıklayan Ağırbaş, 1 milyon kadına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Ağırbaş, bir kadına ulaşmanın bir haneye, bir haneye ulaşmanın da bir mahalleye ulaşmak anlamına geldiğini belirterek ailelerin ve yerel toplulukların çevresel dönüşümdeki önemine dikkat çekti.

“COP31’in uygulama COP’u olmasını istiyoruz”

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecine de değinen Samed Ağırbaş, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki rolünün güçlendiğini ifade etti. Bu sürecin Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum tarafından yürütülen çalışmalarla ilerlediğini belirten Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı olarak sürece yakın iş birliği içinde katkı sunduklarını söyledi.

İklim zirvelerinde bugüne kadar çok sayıda karar alınmasına rağmen bu kararların sahadaki uygulamalarının sınırlı kaldığını savunan Ağırbaş, COP31’in yalnızca kararların açıklandığı değil, somut uygulamaların hayata geçirildiği bir zirve olmasını istediklerini dile getirdi.

Mersin’de açıklanan hedeflerin, Antalya’da dünya kamuoyuna sunulabilecek somut örneklerden biri olacağını belirten Ağırbaş, Emine Erdoğan’ın sık sık vurguladığı “Dünya ortak evimizdir” mesajını hatırlattı.

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’tan sıfır atık vurgusu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da konferansta yaptığı konuşmada, Mersin’in geleceği açısından önemli bir adım atıldığını söyledi. Mersin Sıfır Atık Hedef Belgesi’nin kentin çevresel hedeflerini somut bir yol haritasına dönüştürdüğünü belirten Göktaş, açıklanan 7 stratejik hedefin Mersin’in geleceğini şekillendireceğini ve yerelden ulusala uzanan daha geniş bir dönüşümün parçası olacağını ifade etti.

Doğanın korunmasının geleceğin korunması anlamına geldiğini vurgulayan Göktaş, yaşanan afetlerin insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki etkilerini ve çevreye karşı sorumluluğun önemini gösterdiğini söyledi. Bakan Göktaş, çevre ve iklim alanında belirlenen hedefler doğrultusunda bugünden harekete geçilmesi gerektiğini dile getirdi.

Antalya ve Mersin'deki orman yangınlarında son durum
Antalya ve Mersin'deki orman yangınlarında son durum
İçeriği Görüntüle

Açıklanan hedeflerden ikisinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı açısından ayrıca önem taşıdığını belirten Göktaş, bunlardan ilkinin sıfır atığın toplumun tüm kesimlerinde kalıcı bir yaşam alışkanlığı haline getirilmesi olduğunu söyledi. Evde kazanılan alışkanlıkların çevre bilincinin oluşmasında belirleyici olduğunu ifade eden Göktaş, kullanılmayan eşyaların yeniden değerlendirilmesinden atıkların ayrıştırılmasına kadar pek çok uygulamanın aile içinde benimsenebileceğini kaydetti.

Sıfır atığı aynı zamanda bir aile politikası olarak değerlendirdiklerini belirten Göktaş, ikinci önemli hedefin ise şehirlerin afet ve iklim riskleri karşısında daha dayanıklı hale getirilmesi olduğunu dile getirdi. Her ilçede ve mahallede desteğe en çok ihtiyaç duyabilecek kişilerin önceden belirlenmesinin, ihtiyaç ortaya çıkmadan gerekli desteğin ulaştırılmasına imkân sağlayacağını söyledi.

Bakanlık olarak iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında alınan önlemleri insanlara yapılan bir yatırım olarak gördüklerini ifade eden Göktaş, sıfır atık bilincini daha fazla haneye ulaştırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Bakanlık olarak 81 ilde Kadın Sıfır Atık Elçileri belirlenmesi ve bu çalışmalar aracılığıyla 1 milyon kadına ulaşılması hedefini desteklediklerini kaydetti.

Göktaş, güçlü aile yapısının korunmasına yönelik çalışmalarla sıfır atık vizyonunun birlikte ele alındığını belirterek, çevresel dönüşümün daha geniş bir toplumsal hedefin parçası olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin önümüzdeki ay Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Göktaş, zirve kapsamında ortak bir çocuk bildirgesinin açıklanacağını, Çocuk Hakları Komitelerinin önerilerinin de dünya kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Mersin için 7 stratejik hedef belirlendi

Mersin Sıfır Atık Çalıştayı sürecinde elde edilen çıktılar doğrultusunda hazırlanan Mersin Sıfır Atık Hedef Belgesi’nde, kentin çevre yönetimi yaklaşımını şekillendirecek 7 stratejik hedef açıklandı. Hedefler, atıkların kaynağında önlenmesinden geri kazanım altyapısının geliştirilmesine, iklim risklerine karşı yerel dayanıklılığın artırılmasından tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılmasına kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Belgede Mersin’in geliştirilmesi gereken yönleri arasında, atıkların kaynağında ayrı toplanmasının yaygınlaştırılması, ilçe belediyelerinin toplama ve ayrıştırma altyapılarının güçlendirilmesi, atık oluşumunun azaltılması ve ayrı biriktirme alışkanlığının yaygınlaştırılması yer aldı.

Tarımsal plastikler başta olmak üzere hayvansal atıkların, sera plastiklerinin, budama ve hasat atıklarının ayrı toplanması, uygun yöntemlerle değerlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılması da öncelikli konular arasında gösterildi. Nehirler ve drenaj kanalları aracılığıyla kıyılara ulaşan karasal kaynaklı kirliliğin ve mikroplastiklerin kaynağında önlenmesi ile düzenli olarak izlenmesi de hedef belgesinde yer aldı.

Açıklanan 7 stratejik hedef şöyle sıralandı:

1. Karasal kaynaklı kirliliğin ve mikroplastik taşınımının kontrol altına alınması

Mersin kıyılarında görülen mikroplastik kirliliğinin kaynağında önlenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda başta nehirler ve drenaj kanalları olmak üzere kirlilik açısından kritik noktalarda düzenli izleme yapılması hedefleniyor. Böylece karasal kaynaklardan kıyılara taşınan plastik atıkların ve mikroplastiklerin belirlenmesi, kirliliğin azaltılmasına yönelik önlemlerin geliştirilmesi ve çevresel etkilerin takip edilmesi planlanıyor.

2. Sıfır Atık Yönetim Sisteminin il genelinde etkin biçimde uygulanması için takip mekanizması oluşturulması

Sıfır Atık Yönetim Sistemi’nin il genelinde daha etkin uygulanabilmesi amacıyla Valilik ve kaymakamlıkların koordinasyonunda düzenli bir izleme ve değerlendirme mekanizması oluşturulması hedefleniyor. Bu mekanizma aracılığıyla gerçekleştirilen çalışmaların, eksik kalan uygulamaların ve ilerleme düzeyinin üçer aylık dönemlerde değerlendirilmesi amaçlanıyor. Belirlenen hedeflerin uygulama aşamasında takip edilmesi ve gerekli iyileştirmelerin yapılması da bu stratejik hedefin kapsamına giriyor.

3. İsrafın azaltılması ve toplumda kalıcı davranış değişikliğinin sağlanması

İsrafın önlenmesi, atıkların kaynağında ayrı toplanması, yeniden kullanım ve geri kazanım konularında sürekli ve ölçülebilir farkındalık çalışmaları yürütülmesi amaçlanıyor. Eğitim, iletişim çalışmaları ve saha uygulamaları aracılığıyla vatandaşların sıfır atık sistemine katılımının artırılması hedefleniyor. Doğru atık yönetimi alışkanlıklarının toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırılması ve çevreye duyarlı davranışların günlük yaşamın kalıcı bir parçası haline getirilmesi de bu hedefin temel unsurları arasında yer alıyor.

4. Atık işleme altyapısının çevreye uyumlu hale getirilmesi

Ambalaj atıkları ve diğer geri kazanılabilir atıkların kaynağında ayrı toplanmasının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Özellikle ilçe belediyelerinin atık toplama, taşıma ve ayrıştırma altyapılarının geliştirilmesi, sıfır atık uygulamalarının sahada daha etkin biçimde yürütülmesi amaçlanıyor. Atıkların uygun şekilde ayrıştırılması ve geri kazanılabilir malzemelerin ekonomiye kazandırılması için gerekli altyapının güçlendirilmesi de bu başlık altında ele alınıyor.

5. Afet ve iklim risklerine karşı yerel dayanıklılığın güçlendirilmesi

İklim değişikliğiyle birlikte aşırı yağış, sel ve taşkın, sıcak hava dalgaları, kuraklık ve orman yangınları gibi risklerin Mersin’de daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda mevcut afet planları ve kurumların görev alanları esas alınarak ilçeler bazında öncelikli risk alanlarının belirlenmesi amaçlanıyor. Belirlenen risk alanlarına yönelik somut önleyici tedbirlerin uygulanması ve alınan önlemlerin düzenli olarak izlenmesi planlanıyor. Böylece kentin iklim değişikliği ve afetler karşısındaki hazırlık düzeyinin artırılması hedefleniyor.

6. Doğal, hassas ve kültürel varlıkların atık baskısından korunması

Başta Göksu Deltası olmak üzere sulak alanların, kıyı ekosistemlerinin, doğal yaşam alanlarının ve kültürel varlıkların atık ve kirlilik baskısından korunması hedefleniyor. Bu alanlarda çevresel etkilerin izlenmesi, koruyucu tedbirlerin geliştirilmesi ve ilgili kurumlar arasında yürütülen çalışmaların güçlendirilmesi amaçlanıyor. Doğal alanların sürdürülebilir biçimde korunması ve kirlilik kaynaklarının kontrol altına alınması da stratejik hedefin kapsamına giriyor.

7. Tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılması ve tarımsal kaynaklı çevre kirliliğinin azaltılması

Tarımsal plastikler, gübre ve hayvansal atıklar, budama ve hasat artıkları ile sera atıklarının ayrı toplanması hedefleniyor. Bu atıkların uygun yöntemlerle değerlendirilmesi ve yeniden ekonomiye kazandırılması için toplama, işleme ve geri kazanım altyapısının oluşturulması amaçlanıyor. Böylece tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin azaltılması, atıkların yeniden kullanıma kazandırılması ve tarımsal kaynakların daha verimli değerlendirilmesi planlanıyor.

Mersin Sıfır Atık Hedef Belgesi’nde belirlenen bu 7 stratejik hedefle, kentte kirliliğin kaynağında önlenmesi, sıfır atık yönetim sisteminin güçlendirilmesi, israfın azaltılması, geri kazanım altyapısının geliştirilmesi, iklim ve afet risklerine karşı dayanıklılığın artırılması, doğal ve kültürel varlıkların korunması ve tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılması için çalışmaların sürdürülmesi öngörülüyor. Belgenin uygulanması ve ilerlemenin üçer aylık dönemlerde takip edilmesiyle Mersin’in çevresel dönüşüm sürecinin ölçülebilir hedefler doğrultusunda yürütülmesi amaçlanıyor.