İYİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişim ve düşen doğurganlık oranları üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin nüfus meselesinin yalnızca doğan çocuk sayısıyla ele alınmaması gerektiğini belirten Leyla Çam, aile kurmayı planlayan vatandaşların çocuklarını hangi koşullarda büyüteceklerini de düşündüğünü ifade etti.

Leyla Çam, “Neden daha fazla çocuk doğmuyor?” sorusundan önce insanların neden aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı ertelediğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin doğurganlık hızı 1,42

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de 895 bin 374 canlı doğum gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oran, nüfusun yenilenme seviyesi kabul edilen 2,10’un altında bulunuyor.

2025 verilerinde 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı yüzde 11,1’e yükselirken, 0-14 yaş grubundaki çocukların toplam nüfus içindeki payı yüzde 20,4 oldu.

Leyla Çam, bu verilerin Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin önemli bir gösterge olduğunu belirterek, nüfus politikalarının yalnızca doğum teşvikleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Talat Yalaz’dan Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’ya tebrik ve başarı mesajı
Talat Yalaz’dan Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’ya tebrik ve başarı mesajı
İçeriği Görüntüle

“Mesele çocuk istememek değil”

Leyla Çam, ailelerin kararlarında konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacının etkili olduğunu öne sürdü.

Ailelerin yalnızca bugünkü ekonomik durumlarını değil, çocuklarının eğitim, barınma ve gelecek koşullarını da değerlendirdiğini belirten Leyla Çam, “İnsanlar çocuk sahibi olmaktan değil, çocuklarını belirsizlik içinde büyütmekten endişe ediyor” ifadelerini kullandı.

Leyla Çam, nüfus politikasının aile kurmayı kolaylaştıran, çocuk büyütmeyi güvenli hale getiren ve vatandaşlara gelecek konusunda güven veren sosyal politikalarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“Sonuçları konuşma zamanı”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edildiğini, 2026-2035 döneminin ise “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak belirlendiğini hatırlatan Leyla Çam, uygulanan politikaların sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bakanlığın resmi belgelerinde de 2026-2035 dönemine ilişkin aile ve nüfus politikalarının stratejik çerçevesi yer alıyor.

Leyla Çam, “Aile kurmak kolaylaştı mı? Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mi? Kreş hizmetlerine erişim arttı mı? Kadınların hem çalışma hayatında kalmasını hem de anneliği birlikte sürdürebilmesini sağlayacak yeni imkânlar oluşturuldu mu?” sorularını yöneltti.

İYİ Parti’nin nüfus politikası önerileri

İYİ Parti olarak nüfus sorununa ilişkin çözüm önerileri sunduklarını belirten Leyla Çam, genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılması, aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesi ve çocuk bakım hizmetlerinin geliştirilmesini önerdi.

Çam ayrıca kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi, esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi ve ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Çocukların yalnızca fiziksel güvenliğinin değil, şiddet, bağımlılık ve dijital dünyanın risklerine karşı korunmasının da sosyal politikaların parçası olması gerektiğini ifade eden Leyla Çam, nüfus politikasının doğumdan yaşlılığa kadar uzanan kapsamlı bir sosyal devlet anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

Leyla Çam, açıklamasının sonunda Türkiye’nin nüfus sorununa ilişkin yaklaşımını, “Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir” sözleriyle özetledi.