Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Çerçeve Yasa’ya ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanmasının ortak hedef olması gerektiğini belirten Arslan, tartışılması gereken konunun ise bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağı olduğunu söyledi.
Arslan, herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine karşı olmadığını, itirazının hukuk, demokrasi ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına yönelik olduğunu ifade etti.
“Önce Anayasa, önce hukuk”
Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması konularına yapılan vurguya dikkat çeken Arslan, söz konusu ilkelerin yeni olmadığını belirtti.
Bu ilkelerin zaten Anayasa'nın ve demokratik Cumhuriyetin gereği olduğunu söyleyen Arslan, son iki yılda ise bunun tam tersinin yaşandığını savundu.
Arslan, Anayasa ve bağlayıcı yargı kararlarının yok sayıldığını, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığının aşındırıldığını öne sürdü. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyım uygulamaları ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme ve seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli iradenin baskı altına alındığını iddia etti.
Arslan, “Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır” ifadelerini kullandı.
“Toplumsal barış, siyasal hesapların aracı olamaz”
İktidarın önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalıştığını ileri süren Arslan, Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğunun bu hesabın önemli parçaları olduğunu savundu.
Toplumsal barış gibi tarihsel bir meselenin siyasal mühendisliğin aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirten Arslan, açıklamasında şu ifadeye yer verdi:
“Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez.”
Arslan ayrıca, “Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz” diyerek hukuk uygulamalarında eşitlik vurgusu yaptı.
“Demokrasi bölünemez, hukuk seçici uygulanamaz”
Açıklamasının devamında demokrasi ve hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini belirten Arslan, “Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz” dedi.
Toplumsal barışın siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasa'dan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçtiğini ifade eden Arslan, açıklamasını net bir mesajla tamamladı:
“Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya HAYIR diyorum.”




