YENİ Parti Eskişehir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi İbrahim Arslan, partisinin Eskişehir İl Başkanlığı ön seçimli il kongresinde yaptığı konuşmada Türkiye’nin siyasi gündemini, belediyelere yönelik uygulamaları ve seçim güvenliğini değerlendirdi. Parti yönetiminde ortak aklın ve üyelerin söz sahibi olmasının önemine vurgu yapan Arslan, “YENİ Parti’nin sahibi hiç kimse değildir. YENİ Parti’nin sahibi millet ve üyeleridir” dedi.

Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongrede konuşan Arslan, partinin kuruluşundan bu yana yürüttüğü örgütlenme çalışmalarına değindi. Belde ve ilçe kongrelerinin ardından il başkanlığı için üyelerin doğrudan katılacağı bir ön seçim sürecine geçildiğini belirten Arslan, bu sürecin yalnızca bir il başkanını belirlemekten ibaret olmadığını söyledi.

YENİ Parti’nin nasıl bir ülke hedeflediğini ve bu hedefleri hangi kadrolarla hayata geçireceğini ortaya koymaya çalıştıklarını ifade eden Arslan, parti yönetimlerinin kenti kucaklayan, toplumun farklı kesimlerine ulaşan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Ayşe Ünlüce: Emekli maaşları açlık ve yoksulluk sınırının altında
Ayşe Ünlüce: Emekli maaşları açlık ve yoksulluk sınırının altında
İçeriği Görüntüle

Siyasette kişisel yaklaşımlar yerine ortak aklın öne çıkması gerektiğini savunan Arslan, “Ben bilirim, ben kurdum, ben olmazsam olmaz yaklaşımı yerine, ‘biz’ diyebileceğimiz, ortak aklı işletebileceğimiz bir kadro, örgüt, üye ve program hareketini ortaya koymak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Partinin temel hedefinin Türkiye’de iktidara gelmek olduğunu belirten Arslan, bunun için yalnızca siyasi söylemlerin değil, sorunlara çözüm üretecek programların ve bu programları uygulayacak kadroların da oluşturulması gerektiğini söyledi. Kongreler ve kurultay süreciyle yeni bir siyaset anlayışını hayata geçirmeyi amaçladıklarını kaydetti.

“156 belediyede 36,5 milyon seçmenin iradesi etkilendi”

Konuşmasında 31 Mart 2024 Mahallî İdareler Genel Seçimi’nden sonra belediye yönetimlerinde yaşanan değişikliklere de değinen İbrahim Arslan, kendi hazırladığı çalışmaya dayandırdığı verileri paylaştı. Arslan, belediye başkanlarının parti değiştirmesi, kayyum atamaları, belediye meclisleri üzerinden yaşanan yönetim değişiklikleri ve tutuklanan belediye başkanları üzerinden dört ayrı başlık bulunduğunu söyledi.

Arslan, 106 belediye başkanının iktidar partisi AK Parti’ye geçtiğini veya geçmeye zorlandığını öne sürdü. Ayrıca 13 belediyeye kayyum atandığını, 11 belediyede tutuklamaların ardından belediye meclisleri üzerinden yönetim değişiklikleri yaşandığını, 26 belediye başkanının ise tutuklu bulunduğunu belirtti.

Bu gelişmelerin toplam 156 belediyeyi kapsadığını savunan Arslan, söz konusu belediyelerdeki seçmen sayısının 36,5 milyona ulaştığını ifade etti. Bu seçmenlerin yaklaşık 27,5 milyonunun geçerli oy kullandığını ve seçilen belediye başkanlarının 13 milyon 900 bin civarında oy aldığını kaydeden Arslan, yaşananların seçmen iradesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Arslan’ın paylaştığı sayılar, 12 Ekim 2026 itibarıyla hazırladığını belirttiği çalışmasında da yer aldı.

Türkiye Belediyeler Birliği’ne yönelik gelişmeleri de konuşmasına taşıyan Arslan, belediye yönetimleri üzerinden yaşanan tartışmaların yerel yönetimlerle sınırlı olmadığını savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik uygulamaların demokratik temsil açısından sonuçları olduğunu ileri sürdü.

“Mesele seçim değil, seçim güvenliği”

Türkiye’de anayasal düzenin, kuvvetler ayrılığının ve demokratik kurumların işleyişinin tartışmalı hale geldiğini savunan Arslan, erken seçim gündemine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlarından birinin seçimlerin 2028 yılının mart veya nisan ayında yapılabileceğine yönelik açıklamasını eleştiren Arslan, seçim kararının anayasal süreçler çerçevesinde alınması gerektiğini söyledi. Erken seçim kararı için Türkiye Büyük Millet Meclisinde 360 milletvekilinin oyunun gerektiğini belirten Arslan, iktidar ve ortaklarının mevcut sandalye sayısının bu karar için yeterli olmadığını ifade etti.

Seçimin yapılacağı tarihten çok, seçim sürecinin demokratik koşullarda yürütülmesinin önemli olduğunu savunan Arslan, “Mesele, yapılacak seçimin ne kadar demokratik olacağıdır. Mesele, yapılacak seçimlerde siyasal partilere kimin nasıl eşit davranacağıdır. Mesele, yapılacak seçimlerde seçim sonuçlarının güvenliği ve güvenilirliği olacaktır” diye konuştu.

Arslan, YENİ Parti üyelerinin ve yöneticilerinin bu süreçte önemli bir sorumluluk taşıdığını belirterek, demokratik bir siyasi düzenin güçlendirilmesi için parti örgütünün birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Halk TV’nin kapatılmasına ilişkin açıklamaya tepki gösterdi

Konuşmasında medya ve ifade özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arslan, Halk TV’nin kapatılmasına yönelik gelişmeler üzerinden eleştirilerini dile getirdi. Eskişehir’de bu gelişmeye destek veren açıklamalar yapıldığını öne süren Arslan, söz konusu yaklaşımı sert sözlerle eleştirdi.

Arslan, farklı siyasi görüşlere sahip kesimlerin demokratik haklarının korunması gerektiğini savunarak, siyasette ortak değerler ve ilkeler etrafında hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

Konuşmasının son bölümünde YENİ Parti’nin Eskişehir’de güçlenmesini ve Türkiye genelinde iktidar hedefi doğrultusunda ilerlemesini amaçladıklarını belirten Arslan, toplumun farklı kesimlerini kapsayan bir örgütlenme anlayışını benimsediklerini söyledi.

Arslan, bugüne kadar yürütülen çalışmalar nedeniyle İl Başkanı Talat Yalaz ve il yönetimine teşekkür ederek, yeni dönemde yatay ve dikey örgütlenmelerle hem parti üyelerine hem de toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Siyasetin ülke, millet ve kent için yapılması gerektiğini vurgulayan Arslan, YENİ Parti’yi Eskişehir’de birinci parti, Türkiye’de ise iktidar yapma hedefini dile getirdi.