Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, güvenli gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2026 yılı temasını “Yükten Çözümlere - Her Yerde Güvenli Gıda” olarak belirlediğini hatırlatan Eroğlu, gıda güvenliğinin yalnızca halk sağlığını değil, ekonomik kalkınma ve toplumsal refahı da doğrudan etkilediğini ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 866 milyon kişinin güvenli olmayan gıdalar nedeniyle hastalandığını, 1 milyon 520 bin kişinin ise yaşamını yitirdiğini belirten Eroğlu, gıda kaynaklı hastalıkların bakteri, virüs, parazit ve kimyasal etkenler nedeniyle 200’den fazla hastalığa yol açtığını söyledi.
Çocukların bu risklerden en fazla etkilenen grupların başında geldiğini kaydeden Eroğlu, gıda kaynaklı hastalıkların sağlık yükünün yaklaşık yüzde 29’unun 5 yaş altındaki çocuklar üzerinde oluştuğunu belirtti.
İklim değişikliği, kuraklık, doğal afetler, savaşlar ve salgın hastalıkların güvenli gıdaya erişimi her geçen gün daha da zorlaştırdığına dikkat çeken Eroğlu, özellikle hayvansal üretimde görülen salgın hastalıklar ve antimikrobiyal direnç sorununun insan sağlığı açısından önemli tehditler oluşturduğunu ifade etti.
Gıda güvenliği politikalarının insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, veteriner hekimlerin çiftlikten sofraya kadar uzanan süreçte önemli görevler üstlendiğini söyledi.
Veteriner hekimlerin hayvan sağlığının korunması, zoonotik hastalıkların önlenmesi, yem güvenliği, kesimhane kontrolleri ve gıda denetimlerinde aktif rol aldığını belirten Eroğlu, güvenli hayvansal gıda üretiminin etkin veteriner hekimlik hizmetlerinin en somut sonucu olduğunu dile getirdi.
Eroğlu, gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için risk temelli denetim sistemlerinin güçlendirilmesi, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi ve etkin kontrol mekanizmalarının desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Güvenli gıda tesadüflerin değil; bilimsel bilgiye dayalı planlama, denetim ve sorumluluk anlayışının sonucudur” dedi.





