Berber ve kuaför esnafının yanı sıra genel olarak küçük işletmelerin ciddi ekonomik yüklerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Özkara, esnafın yalnızca ticari faaliyet yürüten kişilerden oluşmadığını, mahalle ve şehir ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Özkara, berber ve kuaförlük mesleğinin yıllar içerisinde oluşan güven ilişkisi, ustalık, meslek ahlakı ve tecrübeye dayandığını belirterek, ekonomik koşulların ise bu yapıyı zorladığını dile getirdi.
“Küçük esnaf iki taraf arasında ayakta kalmaya çalışıyor”
İş yeri kiraları, vergi ve SGK ödemeleri, elektrik, su ve doğal gaz giderleri ile mesleki ürünlerin maliyetlerindeki artışın esnafın yükünü ağırlaştırdığını belirten Özkara, personel çalıştıran işletmelerde iş gücü maliyetlerinin de önemli bir gider kalemi haline geldiğini söyledi.
Özkara, esnafın maliyetlerini tamamen fiyatlara yansıtamadığını belirterek, “Esnafın maliyeti yükseldiğinde bunu tamamen fiyatlarına yansıtması mümkün olmuyor. Çünkü karşısındaki vatandaşın da ekonomik durumunu düşünmek zorunda. Fiyatını artırsa müşteri kaybetme endişesi yaşıyor, artırmasa bu defa kendi giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Küçük esnaf bugün bu iki taraf arasında ayakta kalmaya çalışıyor” dedi.
“Kira artışları yeniden değerlendirilmeli”
Özellikle iş yeri kiralarının küçük esnaf açısından önemli bir sorun haline geldiğini vurgulayan Özkara, kira artışlarının işletmelerin ödeme gücü ve ekonomik şartlar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özkara, mülk sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini de belirterek, yıllardır aynı bölgede faaliyet gösteren esnafın devamlılığını sağlayacak dengeli bir yapıya ihtiyaç olduğunu ifade etti.
“Küçük esnafın ekonomik gücünü aşan kira bedellerinin de uzun vadede sürdürülebilir olmadığını açıkça ifade ediyoruz” diyen Özkara, kira, vergi ve SGK konusunda küçük işletmelere yönelik özel destek ve teşvik modellerinin geliştirilmesini istedi.
“Her işletmenin ekonomik büyüklüğü aynı değil”
Küçük bir mahalle berberi ile büyük ölçekli bir işletmenin aynı ekonomik şartlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özkara, esnafın gerçek kazancını esas alan, ödenebilir ve sürdürülebilir bir vergilendirme sistemine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Özkara ayrıca küçük esnafın uygun finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirterek, işletmesini yenilemek, ekipman almak veya geçici ekonomik sıkıntıları aşmak isteyen esnafa düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkânlarının artırılması çağrısında bulundu.
Yerel yönetimlere destek çağrısı
Yerel yönetimlerin de küçük esnafın sorunlarının çözümünde rol üstlenebileceğini ifade eden Özkara, esnafın yoğun olarak faaliyet gösterdiği bölgelerde uygun maliyetli iş yeri modelleri, kira destekleri ve küçük işletmelerin devamlılığını sağlayacak projelerin değerlendirilebileceğini söyledi.
Özkara, sorunların yalnızca ekonomik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini de belirterek, berberlik ve kuaförlüğün uzun yıllara dayanan bir mesleki birikim taşıdığını vurguladı.
“Bir usta kolay yetişmiyor”
Mesleğin geleceği açısından usta-çırak sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özkara, gençlerin mesleğe kazandırılması ve mesleki eğitimin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Özkara, “Bir insanın çıraklıktan başlayıp kalfa olması, ardından ustalık seviyesine ulaşması yıllar alıyor. Bu nedenle usta-çırak sisteminin güçlendirilmesini son derece önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin meslekte gelecek görebilmesi için sektörün ekonomik açıdan da sürdürülebilir olması gerektiğini belirten Özkara, mesleğin yalnızca fiyat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Hizmetin arkasında emek ve ustalık var”
Bir berber veya kuaför hizmetinin arkasında yalnızca yapılan işlemin bulunmadığını belirten Özkara; kullanılan ürünler, iş yeri giderleri, eğitim, hijyen, tecrübe ve yıllar içerisinde kazanılan ustalığın da hizmetin bir parçası olduğunu ifade etti.
Özkara, vatandaşların hizmet alırken yalnızca en düşük fiyata değil, hizmetin kalitesine, ustanın tecrübesine ve işletmenin standartlarına da dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
“Esnafı Yaşatma ve Güçlendirme Programı oluşturulmalı”
Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası olarak kapsamlı bir “Esnafı Yaşatma ve Güçlendirme Programı” oluşturulmasını öneren Özkara, programın içerisinde esnaf odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının birlikte yer alması gerektiğini belirtti.
Sorunların masa başında değil, doğrudan sahadaki esnaftan dinlenerek belirlenmesi gerektiğini ifade eden Özkara, esnaf odalarının üyelerin yaşadığı sorunları yakından bildiğini ve alınacak kararlarda bu tecrübeden daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi.
Özkara, taleplerinin herhangi bir ayrıcalık olmadığını vurgulayarak, “Alın teriyle çalışan, vergisini ödeyen, yanında insan çalıştıran, yıllarca aynı mahallede ve aynı sokakta hizmet veren esnafın faaliyetini sürdürebileceği şartların oluşturulmasını istiyoruz” dedi.
“Bir iş yeri kapandığında sadece tabela inmiyor”
Esnafın ayakta kalmasının yalnızca işletme sahipleri açısından değil, istihdam, aile ekonomisi ve şehirde oluşan meslek kültürünün devamlılığı açısından da önemli olduğunu belirten Özkara, “Çünkü bir iş yeri kapandığında sadece bir tabela inmiyor. Orada yılların emeği, müşteri ilişkisi, ustalık birikimi ve kimi zaman bir ailenin geçim kaynağı da ortadan kalkıyor” diye konuştu.
Eskişehir’in güçlü bir esnaf kültürüne sahip olduğunu belirten Özkara, bu kültürün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.
Özkara açıklamasını, “Esnaf yaşarsa mahalle yaşar, mahalle yaşarsa şehir yaşar. Bizim meselemiz tam olarak budur” sözleriyle tamamladı.





