Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel, Eskişehir’in deprem tehlikesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eskişehir’in Kuzey Anadolu Fay Zonu’na yakın konumda bulunduğunu ve kent içerisinden geçen Eskişehir Fayı’nın da aktif bir fay olduğunu belirten Altunel, kentte deprem tehlikesinin göz ardı edilemeyecek bir gerçek olduğunu söyledi.
“Eskişehir’de deprem tehlikesi vardır”
Eskişehir’in geçmişte de depremlerden etkilendiğini hatırlatan Prof. Dr. Altunel, kentteki deprem tehlikesine dikkat çekti.
Altunel, “Eskişehir’de deprem tehlikesi vardır, yani bu göz ardı edilmez bir gerçektir” dedi.
Eskişehir Fayı’nın 1956 yılında 6,4 büyüklüğünde bir deprem ürettiğini belirten Altunel, bu durumun fayın aktifliğini ve orta büyüklükte deprem üretme potansiyelini ortaya koyduğunu ifade etti.
Porsuk çevresindeki zemine dikkat çekti
Eskişehir Havzası ve Porsuk Çayı çevresindeki zemin yapısına da dikkat çeken Altunel, bölgedeki alüvyon zeminlerin deprem sırasında önemli bir faktör olduğunu söyledi.
Porsuk Çayı’nın geçmişte farklı güzergâhlardan aktığını ve geçtiği alanlarda ince kum, silt ve küçük çakıllardan oluşan alüvyonlar bıraktığını anlatan Altunel, bu malzemelerin henüz taşlaşmamış olması nedeniyle sarsıntıya karşı daha hassas olduğunu belirtti.
Altunel, “Eğer jeolojik zemin ya da şartları o sarsıntıyı taşımaya yeterli değilse üzerindeki binalar hasar görürler” ifadelerini kullandı.
“Hasar kaçınılmaz olur”
Zemin özellikleri anlaşılmadan bu tür alanlarda yapılaşmaya gidilmesinin büyük depremlerde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Altunel, “Siz zeminin özelliklerini anlamadan eğer bu tür jeolojik birimler üzerine mühendislik yapısı veya üst yapı yaparsanız, büyük bir deprem meydana geldiğinde o binalardaki hasar kaçınılmaz olur” dedi.
“Mikrobölgeleme çalışmaları bir an önce yapılmalı”
Eskişehir’in deprem tehlikesinin bazı illerle kıyaslandığında çok büyük olmadığını da ifade eden Altunel, buna rağmen yerel yönetimlerin ve idarecilerin deprem riskine karşı gerekli çalışmaları yapması gerektiğini vurguladı.
Altunel, özellikle jeolojik açıdan sorunlu zeminlerde mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması, aktif fayların güzergâhlarının belirlenmesi ve fayların yüzey kırığı oluşturup oluşturmayacağının araştırılması gerektiğini söyledi.





