Eskişehir Esnaf Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı, Türkiye'de esnaf ve sanatkârların en büyük sorunlarından birinin ara eleman eksikliği olduğunu belirterek, bu tablonun temel nedenlerinden birinin 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi olduğunu ifade etti. Pazarcı esnafının artık yevmiyeli çalıştıracak genç bulamadığını ve emeklileri istihdam etmek zorunda kaldığını dile getiren Karamanlı, benzer sıkıntının sanayi başta olmak üzere birçok sektörde yaşandığını söyledi.
"Gençler Esnaflık ve Sanatkârlığa Yönelmiyor"
Karamanlı, pazarcı esnafının dile getirdiği "genç çalışan bulamıyoruz" tespitinin son derece doğru olduğunu belirterek, bugün sadece pazarcılıkta değil, sanayide ve birçok iş kolunda da ciddi ara eleman sıkıntısı yaşandığını kaydetti.
Sorunun temelinde 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin bulunduğunu savunan Karamanlı, çocukların ilkokul, ortaokul ve lise eğitiminin ardından üniversiteye yöneldiğini, ailelerin de çocuklarının memur ya da yönetici olmasını istediğini ifade etti.
Karamanlı, "Bu ülkenin sadece memur ve müdürlerle yönetilmesi mümkün değildir. Bu anlayış nedeniyle esnaf ve sanatkârlarımız çırak, kalfa ve usta bulamaz hale geldi. Üniversiteyi bitiren bir gencin daha sonra sanatkâr ya da esnaf olması oldukça zorlaşıyor." dedi.
"Meslek Liseleri İçin Atılan Adım Olumlu Ancak Yeterli Değil"
Hükümetin son yıllarda meslek liselerine yönelik uygulamaları olumlu bulduğunu ifade eden Karamanlı, haftanın dört günü iş yerinde, bir günü okulda eğitim modelinin doğru bir adım olduğunu ancak etkilerinin kısa sürede görülmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Piyasadaki ara eleman açığının devam ettiğini vurgulayan Karamanlı, gençlerin sigortasız ve yevmiyeyle çalışılan işlere ilgi göstermediğini belirterek şunları söyledi:
"Günlük bin ya da bin 500 lira teklif edilse bile gençlerimiz esnaflık, sanatkârlık ve ahilik kültüründen uzak yetiştikleri için bu işlere yönelmiyor. Çıraklığını yapmadığınız bir işin ustalığını da yapamazsınız. Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra 22-24 yaşına gelen bir gencin pazarcı tezgâhında ya da sanayide çırak olarak işe başlaması hayatın olağan akışına uygun olmuyor."
"Esnaf Emeklilikte Adalet Bekliyor"
Karamanlı, açıklamasında esnafın uzun yıllardır gündeminde bulunan emeklilik prim günü konusuna da değindi.
Yanında çalışan işçilerin yaklaşık 5 bin 200 ila 5 bin 500 prim günüyle emekli olabilirken, işveren konumundaki esnafın 9 bin prim gününü tamamlamak zorunda kalmasının büyük bir adaletsizlik oluşturduğunu savunan Karamanlı, geçmişte bu konuda ilgili bakanlığa dosya sunduklarını hatırlattı.
Hazırladıkları öneride prim gün sayısının 7 bin 200'e düşürülmesini ve 53 yaş şartı getirilmesini teklif ettiklerini belirten Karamanlı, bu sayede hem esnafın mağduriyetinin giderileceğini hem de devlet bütçesine ilave yük oluşmayacağını ifade etti.
"7 Bin 200 Prim Günü İçin Mücadelemiz Sürecek"
Esnafın çalışanlarla aynı prim gününü talep etmediğinin altını çizen Karamanlı, hedeflerinin sadece uzun süredir gündemde olan 7 bin 200 prim günü düzenlemesinin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi.
Esnaf teşkilatı seçimlerinin ardından bu konuyu yeniden gündeme taşıyacaklarını belirten Karamanlı, "Biz personelle aynı seviyede 5 bin 300 ya da 5 bin 500 prim günü istemiyoruz. Esnafın hakkı olan 7 bin 200 prim gününün uygulanmasını talep ediyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu düzenlemenin hayata geçirilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.




