Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde yaşayan 64 yaşındaki Suna Sakarya, kendisini telefonda “Kadir Komiser” olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Polis olduklarına inandığı şüphelilerin saatlerce telefonda tuttuğu Sakarya, sabaha kadar süren baskının ardından evindeki yaklaşık 2,5 milyon lira değerindeki altın ve ziynet eşyalarını kapıya gelen bir kişiye teslim etti.

Dolandırıcıların bu kez yaklaşık 3 milyon lira değerindeki evini 2,5 milyon liraya sattırmaya çalışması üzerine şüphelenen Sakarya, gerçeği anlayarak soluğu karakolda aldı.

“Kadir Komiser” yalanıyla kandırdılar

Londra Sokak’ta yaşayan Suna Sakarya’yı telefonla arayan şüpheliler, ellerinde üzerinde başka bir kişinin fotoğrafı bulunan sahte bir kimlik kartı olduğunu ve bu kimlikle kuyumcu dolandırıcılığı yapıldığını öne sürdü.

Kendisini “Tepebaşı’ndan polis” olarak tanıtan şahıslar, Sakarya’ya adının suç olayına karıştığını ve yürütülen bir operasyon kapsamında kendisiyle görüştüklerini söyledi. Şüphelilerin WhatsApp üzerinden gönderdiği sahte kimlik görselini gören Sakarya, karşısındaki kişilerin gerçekten polis olduğuna inandı.

Dolandırıcılar, telefonu kapatmamasını ve kimseyle iletişim kurmamasını söyleyerek yaşlı kadını saatlerce baskı altında tuttu.

“Sabaha kadar beni uyutmadılar”

Yaşadığı korku dolu anları anlatan Sakarya, olay günü ağır hasta olan yeğeninden haber beklediğini söyledi.

Sakarya, “Normalde tanımadığım numaraları açmam. O gün teyzemin oğlu çok ağır hastaydı. Oğlumun yanında telefonu olmadığı için arayanın akrabalarımdan biri olabileceğini düşündüm ve açtım. Karşımdaki kişi kendisini polis olarak tanıttı. WhatsApp’a girmemi istedi. Girdiğimde üzerinde başka birinin fotoğrafı bulunan kendi nüfus cüzdanımı gördüm. Bana bu kimlikle kuyumcudan ve internet üzerinden yüksek miktarda işlem yapıldığını, bütün suçun benim üzerime kalacağını söylediler” dedi.

Dolandırıcıların kendisini uzun süre psikolojik baskı altında tuttuğunu belirten Sakarya, “Kapılarımı kilitlememi, kimseyle konuşmamamı ve telefonu kesinlikle kapatmamamı söylediler. Evdeki altınların da suça konu olacağını söylediler. Altınları bir tepsiye koyup fotoğrafını çektirip göndermemi istediler. Sabaha kadar beni hiç uyutmadılar. Lavaboya gitmem bile onların iznine bağlıydı” diye konuştu.

Yeğeninin cenazesine bile gitmesine izin vermediler

Sakarya, dolandırıcılarla telefonda konuştuğu sırada ağır hasta olan yakınının hayatını kaybettiğini öğrendiğini ancak şüphelilerin cenazeye gitmesini dahi engellediğini anlattı.

Sakarya, “Teyzemin oğlunun vefat ettiği haberi geldi. Kızı aradığında beni sıkıştırdılar. Konuşmayı hemen bitirmemi ve cenazeye gelemeyeceğimi söylememi istediler. Ben de çaresiz kaldım ve rahatsız olduğumu söyleyerek gidemeyeceğimi belirttim” ifadelerini kullandı.

Sabah 04.30’da altınları teslim etti

Dolandırıcıların talimatıyla sabaha karşı evinin kapısına gelen yaklaşık 20-22 yaşlarındaki kişiye altınlarını teslim eden Sakarya, o anları şöyle anlattı:

“Sabah saat 04.30 civarında kapıya genç bir kişi geldi. Telefonda verilen talimat üzerine 35 adet Cumhuriyet altını, 72 gram altın, iki yarım altın, dört gram altın ve çeşitli ziynet eşyalarımı bu kişiye teslim ettim.”

Sakarya, teslim ettiği altınların toplam değerinin yaklaşık 2,5 milyon lira olduğunu belirtti.

Bu kez gözlerini evine diktiler

Altınları alan dolandırıcılar bununla da yetinmedi. Yaklaşık 3 milyon lira değerindeki evini 2,5 milyon liraya satması için Sakarya’ya baskı yapmaya başladılar.

Alihan Kuriş Suç Örgütü Soruşturmasında 35 Tutuklama
Alihan Kuriş Suç Örgütü Soruşturmasında 35 Tutuklama
İçeriği Görüntüle

Belirledikleri emlakçıları aramasını isteyen şüpheliler, satışın yalnızca formalite olduğunu söyleyerek yaşlı kadını ikna etmeye çalıştı. Ancak Sakarya'nın evini satmayı kabul etmemesi üzerine tehditlerin dozunun arttığı belirtildi.

Sakarya, “Altınları aldıktan sonra bu kez evimi sattırmaya çalıştılar. 3 milyon lira değerindeki evimi 2,5 milyon liraya satmamı istediler. Belirledikleri emlakçıları arattılar. Satışın formalite olduğunu söylediler ama kabul etmedim. Satışa yanaşmayınca bana bağırmaya ve savcıya, polise karşı gelmekle tehdit etmeye başladılar” dedi.

Oğluyla birlikte hapse atılmakla tehdit edildi

Dolandırıcıların son olarak kendisini ve oğlunu tutuklatmakla tehdit ettiğini anlatan Sakarya, bu noktada dolandırıldığını anladığını söyledi.

Sakarya, “Rahatlamam için yürüyüşe çıkabileceğimi ancak telefonun açık kalması gerektiğini söylediler. Yürüyüşe çıktığım sırada oğlumu ve beni hapse attırmakla tehdit ettiler. O anda artık dolandırıldığımı anladım ve doğrudan karakola gittim” diye konuştu.

Bir ev sahibi olabilmek için yıllarca biriktirdiği parasının bir anda yok olduğunu belirten Sakarya, “Bir ev alabilmek için biriktirdiğim 2,5 milyon lira değerindeki bütün birikimim gitti. Profil resimlerinde polis amblemi vardı. O amblemi ve kimlik bilgilerini görünce gerçekten emniyetle muhatap olduğumu düşündüm. Gerçeği ancak iş işten geçtikten sonra fark edebildim” ifadelerini kullandı.

Olayın ardından polis ekipleri, altınları teslim alan şüpheli ile telefon üzerinden organize edilen dolandırıcılık olayının diğer faillerini yakalamak için çalışma başlattı.