Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik, esnaf kefalet kredilerine ilişkin yeni düzenlemeyi değerlendirdi.
33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11648 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, vadesi geçmiş vergi, SGK veya Bağ-Kur prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların da belirlenen şartlarla Hazine faiz destekli kredilerden yararlanabilmesinin önünün açıldığını belirten Arnik, düzenlemenin finansmana erişimde zorlanan esnaf açısından önemli olduğunu söyledi.

“Esnafı karanlık çıkmazdan kurtaracak önemli bir adım”
Arnik, özellikle borcu bulunduğu için banka ve kredi kanallarına erişemeyen esnafın, borcunu çevirebilmek için daha yüksek maliyetli finansman arayışına girdiğini belirterek, yeni uygulamanın bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Arnik, “Esnafımız çaresiz. Borcu olduğu için krediye ulaşamıyor, krediye ulaşamadığı için de borcunu çeviremiyordu. Banka kapısı kapanınca lokanta, kasap ve yeme-içme esnafımız kayıt dışı borçlanmaya yöneliyor; tefecilerin eline düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor veya yüksek komisyonlar ve yüzde 45’e yaklaşan faiz oranlarıyla borç batağına saplanıyordu. Bu karar, esnafımızı o karanlık çıkmazdan kurtaracak önemli bir adımdır” dedi.
Borçlu esnafa iki farklı kredi seçeneği
Yeni düzenleme kapsamında borçlu esnaf için iki farklı yol bulunduğunu aktaran Arnik, seçeneklerden birinde kredinin azami yüzde 25’ine karşılık gelen tutarın banka tarafından doğrudan vergi dairesi veya SGK hesabına aktarılabileceğini söyledi.
Arnik, bu kapsamda yapılacak ödemenin bir yıl içinde toplam 300 bin lirayı aşamayacağını ve söz konusu bölümde Hazine faiz indiriminin yüzde 25 olacağını belirtti.
Borç kapatma yöntemini tercih etmeyen esnafın ise güncel oranlarla yüzde 24 yıllık finansman maliyeti üzerinden kredi kullanabileceğini ifade etti.
“Borçlu esnafa yüzde 24, borçsuz esnafa yüzde 20 adil değil”
Arnik, borcu bulunmayan veya yapılandırmasını düzenli şekilde sürdüren esnafın yüzde 20, yapılandırılmamış borcu bulunan esnafın ise yüzde 24 yıllık finansman maliyetiyle kredi kullanabilmesini eleştirdi.
“Ödeme güçlüğü yaşayan borçlu esnafın omzuna dört puan daha yük bindirilmesi adil değildir” diyen Arnik, bu farkın geçici olması ve kaldırılması gerektiğini söyledi.
Arnik, “Vergi ve SGK borcu bulunmayan veya yapılandırmasını düzenli sürdüren esnafımız yüzde 20; yapılandırılmamış borcu bulunan esnafımız ise yüzde 24 yıllık finansman maliyetiyle kredi kullanabilecek. Borçlu esnafımıza uygulanan bu dört puanlık fark kaldırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Lokanta ve kasap esnafı 1,5 milyon liraya kadar kredi kullanabilecek”
Esnaf kefalet sistemi üzerinden işletme kredilerinin, kooperatifin risk grubu ve banka değerlendirmesine bağlı olarak 1 milyon 500 bin liraya kadar çıkabildiğini belirten Arnik, kredilerin azami 48 ay vadeyle kullandırılabildiğini söyledi.
İşyeri, makine ve teçhizat yatırımlarında ise üst limitin 3 milyon 500 bin liraya kadar çıkabildiğini aktaran Arnik, ancak bu tutarların otomatik olarak herkese tanımlanan bir kredi hakkı olmadığının altını çizdi.
Arnik, “Güncel sistemde işletme kredileri, kooperatifin risk grubu ve banka değerlendirmesine göre 1 milyon 500 bin liraya kadar, azami 48 ay vadeyle kullandırılabiliyor. İşyeri, makine ve teçhizat yatırımlarında üst limit 3 milyon 500 bin liraya kadar çıkabiliyor. Ancak bu tutarlar otomatik bir hak değildir; kooperatif ve banka değerlendirmeleri devam etmektedir” dedi.
Esnafın önündeki en büyük engel: Teminat ve kredi sırası
Eskişehir’de esnafın krediye erişiminde yalnızca faiz oranlarının değil, teminat şartları ve kredi sıralarının da önemli bir sorun olduğunu belirten Arnik, plasman desteğinin artırılması gerektiğini söyledi.
Başvuruların iki-üç ay bekletilmemesi gerektiğini ifade eden Arnik, esnafın finansman ihtiyacının mümkün olduğunca kısa sürede karşılanması çağrısında bulundu.
Arnik, “Esnaf ve sanatkârımızın önünü gerçek anlamda açmak istiyorsak Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine ayrılan plasmanlar düzenli olarak artırılmalıdır. Başvurular iki-üç ay bekletilmemeli; esnafın finansman ihtiyacı, müracaat tarihinden itibaren en geç 15-20 gün içinde karşılanmalıdır” diye konuştu.
Bazı başvurularda iki kefil ve ipotek talep edilmesinin krediye erişimi zorlaştırdığını da belirten Arnik, kredi yolu açılırken ağır teminat şartlarıyla bu yolun yeniden kapanmaması gerektiğini söyledi.
“Esnaf krediyi kepengini açık tutmak için istiyor”
Lokanta ve kasap esnafının artan kira, elektrik, doğalgaz, stopaj, KDV, personel ücretleri ve sosyal güvenlik primleri nedeniyle ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu belirten Arnik, finansman maliyetlerinin de işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti.
Arnik, “Esnafımız krediyi; tenceresini kaynatmak, kirasını ve faturalarını ödemek, çalışanının maaşını verebilmek için istiyor. Finansmana ulaşamayan lokanta ve kasap esnafı kepenk kapatma noktasına sürükleniyor. Esnafa verilen kredi tüketim değil; üretim, istihdam ve şehir ekonomisine yatırımdır” dedi.
“Faiz kıskacından bir türlü kurtulamıyoruz”
Finansmana erişimin esnaf açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Arnik, kredi maliyetlerinin daha düşük seviyelere çekilmesi gerektiğini söyledi.
Arnik, “Faizin dinen haram kabul edildiği bir toplumda esnaf ve sanatkârımız hâlâ yüksek faiz yükü altında finansmana ulaşmaya çalışıyor. Üretime, istihdama ve vergi gelirlerine katkı sunan lokanta, kasap ve yeme-içme sektörü esnafımıza sağlanan finansman daha düşük maliyetli, daha esnek ve gerçekten ulaşılabilir olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Bu bir borç affı değil, nefes borusudur”
Düzenlemenin borçların silinmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Arnik, uygulamanın finansmana erişemediği için zor durumda kalan esnafa nefes alma imkânı sunduğunu söyledi.
Arnik, “Bu düzenleme borçları silmiyor ve her başvurunun onaylanacağı anlamına gelmiyor. Ancak finansmana erişemediği için batış noktasına sürüklenen esnafa yeniden nefes alma imkânı sunuyor. Bütün eksiklerine rağmen yapılan çalışma değerlidir” dedi.
ESLOK uygulamanın takipçisi olacak
ESLOK olarak düzenlemenin Eskişehir’deki uygulamasını yakından takip edeceklerini belirten Arnik, üyelerin doğru bilgilendirilmesi ve kredi başvurularının eşit şartlarda değerlendirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
Arnik, “Lokantanın ocağının, kasabın tezgâhının açık kalması; üretimin, istihdamın ve Eskişehir ekonomisinin korunması demektir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.





