Eskişehir’de kendisini müteahhit olarak tanıttığı belirtilen M.A.Z. hakkında dikkat çeken dolandırıcılık iddiaları gündeme geldi. Aralarında iş insanları, arsa sahipleri, taşeronlar, inşaat çalışanları ve gayrimenkul almak isteyen kişilerin de bulunduğu çok sayıda kişinin mağdur olduğunu belirttiği olayda, toplam zararın yaklaşık 200 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü.
Mağdurlar, M.A.Z. ile birlikte eşi A.Z. ve annesi F.Z. hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şikayetlerde “nitelikli dolandırıcılık” ve “güveni kötüye kullanma” iddiaları dile getirildi.
2 Eylül’den bu yana ulaşılamadığı öne sürüldü
İddialara göre M.A.Z., 2018 yılında Eskişehir’e geldikten sonra inşaat ve gayrimenkul alanında çalışmalar yürüttü. Bazı şirket ve ofislerin, kendi sicilinin bozuk olduğunu söylediği gerekçesiyle farklı kişiler veya aile fertleri üzerine açıldığı öne sürüldü.
M.A.Z.’nin lüks rezidanslarda ofisler kiraladığı ve pahalı araçlar kullandığı, çevresindeki kişilerden borç alarak bunları zamanında geri ödediği ve bu yöntemle güven oluşturduğu iddia edildi.
Mağdurların anlatımlarına göre daha sonra arsa sahipleri, taşeronlar, inşaat işçileri ve gayrimenkul almak isteyen kişilerle çeşitli projeler üzerinden anlaşmalar yapıldı.
M.A.Z.’nin 2 Eylül 2026 tarihinden itibaren eşi ve çocuklarıyla birlikte ortadan kaybolduğu ve kendisine ulaşılamadığı ileri sürüldü. Bunun üzerine çok sayıda mağdurun savcılığa başvurduğu bildirildi.
“Yaklaşık 9 milyon lira zararım var”
M.A.Z. tarafından yaklaşık 9 milyon lira zarara uğratıldığını belirten emlakçı Furkan Taş, savcılığa resmi şikayette bulunduğunu söyledi.
Taş, M.A.Z.’yi 2020 yılından bu yana tanıdığını belirterek, şahsın çevresinde güven oluşturduğunu ve kendisini “zora düştüğü, tefecilerden kurtulması gerektiği” yönündeki söylemlerle ikna ettiğini öne sürdü.
Kendisinin kredi kartının kullanıldığını ve borçlandırıldığını ifade eden Taş, 2 Eylül’den sonra M.A.Z. ile ailesine ulaşamadıklarını söyledi.
Taş, kendi zararının yaklaşık 9 milyon lira olduğunu belirterek, esnaf ve arsa sahipleri de dahil edildiğinde toplam maddi zararın 200 milyon liraya yaklaştığını iddia etti. M.A.Z.’nin geçmişte Kütahya ve Ordu’da da benzer yöntemlerle mağduriyetlere neden olduğu yönündeki bilgileri sonradan öğrendiklerini ileri sürdü.
Yarım kalan inşaatlar mağdurları ortada bıraktı
Arsa sahiplerinden Fevziye Öter de anlaşma yaptıkları inşaatın tamamlanmadığını belirterek mağduriyet yaşadıklarını anlattı.
Öter, inşaatın başlanmasının ardından işlerin tamamlanmadığını ve kendilerine sürekli yeni tarihler verildiğini ifade etti. Binada kapılar, mutfak dolapları, duşakabin ve asansör gibi birçok işin tamamlanmadığını söyleyen Öter, kendilerine “boyalar geldi” denmesine rağmen inşaatta ilerleme sağlanmadığını öne sürdü.
“Dairelerimizi teslim alamıyoruz”
Mağdurlardan Murat Başaran ise sözleşme yaptıkları dairelerin kendilerine teslim edilmediğini söyledi.
Başaran, arsaya ilişkin devir konusunda sorun yaşandığını ileri sürerek mağdur durumda olduklarını belirtti. Dairelerin tamamlanması için yaklaşık 10 milyon liralık masraf gerektiğini ifade eden Başaran, ayrıca M.A.Z.’nin alacaklılarına kendi iletişim bilgilerinin verildiğini ve bu nedenle sürekli telefon aldıklarını öne sürdü.
“500 bin liralık alacağım var”
İnşaatta bekçilik ve temizlik yaptığını belirten İsmail Atsat da ücretini alamadığını öne sürdü.
Atsat, kendisine yaklaşık 500 bin lira borç kalındığını, elektrik ve temizlik giderlerinin de ödenmediğini söyledi. Uzun süre ödeme sözü aldığını ancak parasını tahsil edemediğini belirten Atsat, yaşadığı mağduriyetin ardından alacağını istediğini ifade etti.
Soruşturma süreci takip ediliyor
M.A.Z., eşi A.Z. ve annesi F.Z. hakkında yapılan suç duyurularında çeşitli kişilerin maddi zarara uğratıldığı iddiaları yer alıyor. Olayla ilgili soruşturmanın adli makamlarca yürütüldüğü belirtilirken, ortaya atılan iddiaların hukuki süreç sonunda netleşmesi bekleniyor.
Dosyada şu aşamada kamuoyuna yansıyan bilgiler mağdurların beyanları ve suç duyurularına dayanıyor. Dolandırıcılık iddialarının kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı sürece iddia niteliğinde olduğu dikkate alınıyor.





