Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Kalkınma Platformu programında yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü değerlendirirken, Eskişehir’in sanayi, tarım, lojistik ve turizm alanlarındaki potansiyeline ilişkin önemli mesajlar verdi. Enflasyonla mücadelenin öncelikli gündem olmaya devam ettiğini belirten Yılmaz, Eskişehir’in sanayide kapasite açısından güçlü bir noktada bulunduğunu ifade ederek bundan sonraki hedefin teknoloji yoğun, katma değeri yüksek, yapay zekâ ve dijital imkanları daha fazla kullanan, verimli ve rekabetçi bir yapıya ulaşmak olduğunu söyledi.
Eskişehir’in tarihi ve kültürel önemine dikkat çekerek konuşmasına başlayan Yılmaz, kentin Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri olacağına inandığını belirtti.

Yılmaz, “Bugün Eskişehir'de sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Az önce Sayın Valimiz, Sayın Bakanımız söylediler. Eskişehir çok köklü bir şehir. Adından da anlaşılacağı üzere kadim bir şehir. Tarihten büyük değerler taşıyan bir şehir. Yunus Emrelerin, Nasreddin Hocaların şehri, Anadolu'nun insan odaklı kültüründe çok önemli rolü olan bir şehrimiz. Aynı şekilde Osmanlı'nın kuruluşunda ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda merkezi rol oynamış bir şehrimiz. İnanıyoruz ki Türkiye Yüzyılı'nın da öncü şehirlerinden olacak Eskişehir. Böyle bir şehirde sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum” dedi.
“Asıl sözü siz alacaksınız”
Programın bir istişare toplantısı olduğunu vurgulayan Yılmaz, toplantının devamında iş dünyasının görüş, eleştiri ve değerlendirmelerini dinleyeceklerini söyledi.
Yılmaz, “Bugün sizlerle bir istişare toplantısı yapacağız. Bu açılış konuşmalarından sonra asıl sözü siz alacaksınız. Biz sizi dinleyeceğiz. Görüşlerinizi, eleştirilerinizi, değerlendirmelerinizi almış olacağız. Her gittiğimiz yerde bunu yapmaya gayret ediyoruz. Hem genelde hem de yerelde istişare ile politikalarımızı belirleme ve uygulama anlayışıyla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Orta Vadeli Program'ın güncelleme çalışmalarının sürdüğünü belirten Yılmaz, Eskişehir’de yapılacak değerlendirmelerin yalnızca kent açısından değil, genel ekonomik politikalar bakımından da yol gösterici olacağını dile getirdi.
“Tam da bugünlerde orta vadeli programımızı güncelleme çalışmalarımız var. İnanıyorum ki buradaki fikirler sadece Eskişehir ile ilgili değil, genel ekonomik politikalarımız açısından da bizlere yol gösterici olacaktır” diyen Yılmaz, dünyada ve bölgede yaşanan değişimlere dikkat çekti.
“Belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemdeyiz”
Dünyanın ve bölgenin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Yılmaz, jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve Uzak Doğu’da yükselen yeni üretim güçlerinin küresel rekabet ortamını değiştirdiğini söyledi.
Yılmaz, “Dünyanın, bölgemizin çok büyük değişimlerden, dönüşümlerden geçtiği bir dönemdeyiz. Bir taraftan artan jeopolitik gerilimler var. Diğer taraftan ticaret savaşları var dünyada. Uzak Doğu'da yükselen yeni üretim güçleri, bunun doğurduğu yeni rekabet ortamı söz konusu. Dolayısıyla belirsizliklerin, karmaşanın yükseldiği bir dönemdeyiz. Risklerin arttığı bir dönemdeyiz. Bunu hepimizin çok iyi analiz etmesi gerekiyor. Birlikte işlememiz çok önemli” diye konuştu.
Üretim kültürünün toplum genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Üretmek değerli bir şeydir, onurlu bir şeydir. Üretim içinde olmak, emek sarf etmek, bu kültürü, üretim kültürünü topluma yaygınlaştırmak eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar çok önemli diye inanıyoruz” dedi.
“Enflasyon temel meselemiz”
Konuşmasında enflasyonla mücadeleye geniş yer veren Yılmaz, enflasyonun hükümet açısından temel ve öncelikli mesele olduğunu belirtti.
Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'leri aşan enflasyon seviyesinden sonra kademeli bir düşüş sağlandığını ifade ederek, “Arzu ettiğimiz yerde değiliz çünkü dışsal faktörler maalesef pek lehimize olmadı. İşte savaşlar, bu jeopolitik gerilimler, belirsizlikler, bunlar bu sürecimizi olumsuz etkiledi” dedi.
“Burada da vurgulamak istiyorum. Aslolan izlediğimiz programdır. Dışsal faktörler sizi bir miktar geciktirebilir, olumsuz etkileyebilir. Ama doğru bir program izliyorsanız er ya da geç hedefinize ulaşırsınız. Aslolan sizin izlediğiniz programdır. Biz de kararlı bir şekilde bu programımızı uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.
Temel mallarda enflasyonun yüzde 20’nin altına indiğini belirten Yılmaz, hizmetlerde ise düşüş eğiliminin başladığını söyledi.
Yılmaz, “Temel mallarda oldukça iyi bir noktaya geldik. Temel mallarda enflasyon oranımız, en son Temmuz'da açıklananı söylüyorum, yüzde 16,8. Yani yüzde 20'nin altında temel mallarda. İşte dayanıklı tüketim malları gibi, otomotiv gibi vesaire. Hizmetlerde henüz hizmetler daha yapışkan. Ortalamayı da hizmetler yukarı çekiyor zaten. Orada da ciddi bir düşüş eğilimi başladı ve ilk defa yüzde 40'ın altını gördük” dedi.
Kira, eğitim ve ulaşım gibi hizmet kalemlerinde çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, genel enflasyonda yüzde 31,75 seviyesinde ilerlediklerini söyledi.
“Sadece para politikasıyla olmaz”
Enflasyonla mücadelede para politikasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Yılmaz, maliye politikası, yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikaların da birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Bir taraftan para politikası, diğer taraftan maliye politikası, bunların birbirine güç verdiği program, bunları da destekleyecek şekilde yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalara da çok büyük önem veriyoruz. Sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve arz yönlü politikalar da çok önemli” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda lojistik maliyetlerinin düşürülmesinin Türkiye’nin ve özel sektörün rekabet gücü açısından kritik olduğunu belirten Yılmaz, demiryollarına verilen önemin artırıldığını söyledi.
“Demiryollarını önceliklendirdik”
Yılmaz, “Lojistik az önce Eskişehir ile ilgili söylendi, Türkiye genelinde de özel sektörün yine rekabet gücü açısından en kritik alanlardan bir tanesidir. Ulaşım maliyetlerini aşağıya çekmek için, lojistik maliyetlerini düşürmek için büyük bir gayret içindeyiz. Burada da ne yapıyoruz? Demiryollarını genel anlamda önceliklendirdik. Demiryollarına daha fazla kaynak aktarıyoruz” dedi.
Üretim merkezleri ile liman ve pazarları buluşturan iltisak hatlarına özel önem verdiklerini belirten Yılmaz, Eskişehir’de de bu kapsamda çalışmaların başladığını ve daha da geliştirileceğini ifade etti.
“Finansal maliyetler aşağıya gelecek”
Özel sektör açısından finansmanın kritik bir mesele olduğunu belirten Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanması ve risklerin düşürülmesiyle birlikte finansal maliyetlerin de genel olarak aşağı geleceğini söyledi.
Yılmaz, “Bir taraftan genel iyileşmeyi sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bu genel iyileşme olmadan hiç kimseye bir faydası olmaz. Fiyat istikrarını sağladıkça, riskleri düşürdükçe finansal maliyetler de genel olarak aşağıya doğru gelecektir. İşin aslı budur, özü budur” dedi.
Bunun yanında kritik alanlarda seçici destek politikalarının sürdürüldüğünü belirten Yılmaz, çiftçiler, esnaf ve ihracatçılar için uygulanan finansman desteklerine dikkat çekti.
“Çiftçilerimize sübvansiyonlu krediler sağlıyoruz. Esnafımıza sübvansiyonlu kredi sağlıyoruz. İhracatçımıza reeskont kredileri 24'ün de altında yanlış hatırlamıyorsam bir orandadır. Genel faiz oranlarını burada uygulamıyoruz. Devlet desteğiyle, devletin sübvansiyonuyla daha düşük finansal maliyetler oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sanayiciler ve KOBİ’ler için yeni finansal paketler üzerinde çalıştıklarını belirten Yılmaz, “Nasıl daha fazla sanayimize destek oluruz, bu konuları gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
“Sanayi bizim değişmez gündem maddelerimizden biri”
Ekonomi yönetimi açısından sanayinin öncelikli konulardan biri olduğunu ifade eden Yılmaz, Eskişehir’in sanayi kapasitesinin güçlü olduğunu ancak bundan sonraki süreçte katma değer ve teknoloji seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Bütün bu ekonomi yönetimi olarak sanayi bizim değişmez gündem maddelerimizden biridir. Sanayimizi mutlaka güçlü tutmalıyız. Ama bir taraftan da tabii ki Sayın Bakanımız da az önce altını çizdi, Eskişehir'de de tüm Türkiye'de de sanayimizin katma değerini, rekabet gücünü, yenilikçiliğini artırmak durumundayız. Teknoloji seviyesini yükseltmek durumundayız” dedi.
Sanayicilerle istişare içinde politikaların sürdürüleceğini belirten Yılmaz, Eskişehir’in potansiyelinin harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yapmamız gereken derinleşmek”
Eskişehir sanayisinin kapasite bakımından güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Yılmaz, yeni dönemde üretimde derinleşmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Yılmaz, “Sanayide kapasite olarak çok iyi yerdeyiz. Yapmamız gereken derinleşmek; daha teknoloji yoğun, katma değeri yüksek, yapay zekayı, dijital imkanları daha çok kullanan, çok daha verimli ve rekabetçi bir yapı oluşturmak. Bunu da lojistikle desteklemek” ifadelerini kullandı.
Tarımda su verimliliği vurgusu
Eskişehir’in aynı zamanda önemli bir tarım merkezi olduğunu belirten Yılmaz, tarımsal üretimde su kaynaklarının verimli kullanılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Sulama imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, Devlet Su İşleri’nin bu alandaki çalışmalarına dikkat çekti.
“Bir taraftan da şunu yapmamız gerekiyor: Geçmişte biz, bizden önceki dönemlerde diyelim, açık sistem sulamalar yapılmıştı. Biz hiç buna müsaade etmedik. Bizim bütün projelerimiz kapalı sistem, dolayısıyla suyu verimli kullanan sistemler. Ama geçmişten gelen o açık sistemlerin zaman içinde dönüştürülmesi lazım ki suyu verimli kullanabilelim” dedi.
Türkiye’de kullanılan suyun yüzde 70’inden fazlasının tarımda tüketildiğini belirten Yılmaz, daha fazla alanın sulanabilmesi ve tarımsal üretimin artırılabilmesi için suyun verimli kullanılmasının şart olduğunu söyledi.
“Turizmde büyük potansiyel var”
Eskişehir’in turizm alanında da önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yılmaz, kentin turizm potansiyelinin henüz yeterince harekete geçirilemediğini ifade etti.
Turizmin yalnızca il bazında değil, bölgesel bir anlayışla planlanması gerektiğini söyleyen Yılmaz, çevre illerle birlikte ortak güzergâhlar ve destinasyonlar oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Yılmaz, “Turizmde büyük potansiyel var, yeterince harekete geçmiş olduğunu söyleyemeyiz. Burada mutlaka yeni bir perspektife ihtiyaç var. Ben eski Kalkınma Bakanlığı tecrübemden şunu söyleyebilirim: Turizmi planlarken sadece il bazında planlamayalım. Turizm artık bölgesel bir konsept” dedi.
Frig Vadisi’ne de özel olarak değinen Yılmaz, “Örneğin Frig Vadisi ile ilgili bugün resimler gösterdiler, gerçekten çok etkilendim. Çok önemli bir potansiyel. Yine çok büyük tarihi değerler var. Bunları mutlaka değerlendirelim” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’in kültür ve tabiat turizmi açısından da önemli imkanlara sahip olduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Kalkınma ortak anlayışla ivme kazanır”
Konuşmasının sonunda katılımcıların görüşlerinin kendileri için yol gösterici olacağını ifade eden Yılmaz, Eskişehir Kalkınma Platformu’nun kurulmasını da önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Yılmaz, “Şimdiden yapacağınız tüm katkılar için teşekkür ediyorum. Sayın Valimize de bu güzel organizasyonu gerçekleştirdiği için teşekkür ediyorum. Ayrıca son olarak, böyle bir platform kurduğunuz için bir defa tebrik ediyorum” dedi.
Kalkınmanın yalnızca merkezi idare, yerel yönetimler veya özel sektörün tek başına gerçekleştirebileceği bir süreç olmadığını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gerçekten kalkınma, tek başına ne merkezi idarenin ne yerelin ne özelin yapabileceği bir iş değildir. Birlikte, aynı ufka baktığınız zaman, bir ortak anlayış oluşturduğunuz zaman yerel kalkınma da büyük bir ivme kazanıyor. Bu çerçevede bu platformu kuranları ve bu noktaya getirenleri de tebrik ediyorum. Hepinize tekrar saygılar sunuyorum.”





