10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası kapsamında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, özel eğitim ve toplumsal farkındalık alanındaki çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, engelliliğin yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Diken, engelli bireyin doğum öncesi, doğum anı veya sonrasında yaşanan çeşitli nedenlerle bilişsel, motor, dil-konuşma ya da sosyal-duygusal gelişim alanlarında farklılıklar yaşayan birey olarak tanımlandığını ifade etti. Bu durumun eğitim ve toplumsal yaşamda çeşitli düzenlemeleri zorunlu kıldığını belirten Diken, özel bireylerin yalnızca yetersizlik yaşayan kişilerden değil, üstün zekâ ve üstün yetenekli bireylerden de oluştuğunu söyledi.

Türkiye’de yaklaşık 10 milyon engelli bireyin bulunduğunu belirten Diken, aile bireyleri de hesaba katıldığında toplumun yaklaşık yarısının bu durumdan doğrudan etkilendiğini kaydetti. Engelliliğin herkesin yaşayabileceği bir durum olduğuna vurgu yapan Diken, bu nedenle toplumsal farkındalık çalışmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin kapsayıcı eğitim anlayışıyla öğretmen yetiştirdiğini söyleyen Diken, öğretmen adaylarının empati kurabilen, bireysel farklılıklara duyarlı bireyler olarak yetiştirilmeye çalışıldığını dile getirdi. Fakültede dersler, uygulamalar ve staj programlarıyla öğretmen adaylarının özel eğitim alanında bilinçlendirildiğini aktardı.

Özel eğitim alanındaki temel sorunlara da değinen Diken, Türkiye’de özellikle erken müdahale sistemi ile istihdam konusunda eksiklikler bulunduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş dönemine yönelik sistematik bir model ihtiyacına dikkat çeken Diken, eğitim sonrası engelli bireylerin iş bulma ve çalışma hayatında kalıcılık konusunda sorunlar yaşadığını belirtti.

Eskişehir Rumeli Balkan camiasından Kızılinler Termal Projesi’ne tam destek
Eskişehir Rumeli Balkan camiasından Kızılinler Termal Projesi’ne tam destek
İçeriği Görüntüle

Teknolojik gelişmelerin özel eğitim alanında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Diken, dijital araçlar ve yapay zekânın bireysel ihtiyaçlara uygun şekilde kullanılması halinde eğitim süreçlerini kolaylaştırabileceğini söyledi.

Özel eğitimde aile iş birliğinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Diken, aile merkezli özel eğitim uygulamalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ailelerin yalnızca süreçte yer alan değil, çözüm mekanizmalarının merkezinde bulunan bir yapıya dahil edilmesinin önem taşıdığını belirtti.

Engelliliğin toplumsal erişilebilirlikle doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Diken, erişilebilir olmayan yapıların bireyleri engelli hale getirdiğini kaydetti. Tekerlekli sandalye kullanan bireyler için asansör ve uygun erişim alanlarının bulunmamasını örnek gösteren Diken, engelin çoğu zaman bireyden değil çevresel koşullardan kaynaklandığını ifade etti.

Anadolu Üniversitesi’nin özel eğitim alanındaki çalışmalarına da değinen Diken, üniversitenin Açıköğretim Fakültesi, İÇEM, DİLKOM, ÜYEP, Engelliler Entegre Yüksekokulu ve Engelliler Araştırma Enstitüsü gibi yapılarla önemli hizmetler sunduğunu belirtti. Üniversitenin bu çalışmalarıyla YÖK Üstün Başarı Ödülü’ne layık görüldüğünü söyledi.

Engelliler Haftası kapsamında düzenlenecek etkinlikler hakkında da bilgi veren Diken, hafta boyunca empati ve farkındalık odaklı programların gerçekleştirileceğini açıkladı. Görme engelli bireylerin yaşam deneyimlerini hissettirecek empati istasyonları kurulacağını belirten Diken, ayrıca ressam Yusuf Akgün’ün başarı hikâyesi ve resim sergisinin de etkinlikler arasında yer alacağını ifade etti.