Tepebaşı Belediyesi’nin Alzheimer hastaları ve ailelerine yönelik oluşturduğu hizmet ağı genişlemeye devam ediyor. Melih Savaş Yaşam Köyü’nde, Özer Yardımlaşma Eğitim Vakfı’nın (ÖYEV) katkılarıyla hayata geçirilen 7’nci Alzheimer Konukevi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yeni konukevine Özer Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Müjgan Özer’in adı verildi.
Tepebaşı Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında yürüttüğü Alzheimer Konukevleri projesinin yeni halkası olan merkezin açılışına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, YENİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Av. Tevfik Yıldırım, Özer Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Müjgan Özer, Vakfın Onursal Başkanı Sait Özer, Anadolu Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç, Tepebaşı Belediyesi YENİ Parti meclis üyeleri, Alzheimer hastalarının yakınları, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı.
Törende konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, konuşmasına Alzheimer Konukevlerinde görev yapan sağlık çalışanlarını kürsüye davet ederek başladı. Ataç, yıllar içerisinde Melih Savaş Yaşam Köyü’nün ve Alzheimer Konukevlerinin ortaya çıkış sürecini anlattı.
Alzheimer Konukevlerinin Eskişehir’deki hayırseverler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileriyle kurulan iş birlikleri sayesinde birer birer hayata geçirildiğini belirten Ataç, bu çalışmaların yalnızca belediyenin değil, kentteki farklı kesimlerin katkılarıyla büyüdüğünü ifade etti.

“Ben burayı hastalar için değil, aileler için açtım”
Alzheimer hastalığının yalnızca hastayı değil, bütün aileyi etkileyen zorlu bir süreç olduğunu belirten Ataç, hastalık sürecinde aile fertlerinin de büyük sıkıntılar yaşadığını söyledi.
35 yıl hekimlik yaptığını hatırlatan Ataç, belediye başkanlığı görevini sürdürürken hekimlikten gelen insan odaklı bakış açısını hiçbir zaman kaybetmediğini ifade etti.
Ataç, “Ben 35 sene hekimlik yaptım. Hekimlik duygum hiçbir zaman azalmadı, hep arttı. Belki Alzheimer hastalarını düşünmemin en büyük nedeni de odur. Yaşlanan nüfusla birlikte Alzheimer ve yaşlı bakım merkezleri giderek daha büyük bir ihtiyaç haline gelecek. Yerel yönetimler ve kamu kurumları da bu alanda daha fazla sorumluluk almalıdır” dedi.
Ataç, Alzheimer Konukevlerinin hayata geçirilmesindeki temel amaçlardan birinin hastaların yanı sıra ailelerin de yaşadığı zorlu sürece destek olmak olduğunu vurguladı.

“Sizlerle övünüyorum, iyi ki varsınız”
Törenin en duygusal anları ise Ataç’ın konuşmasının sonunda yaşandı. Yıllardır Alzheimer hastalarının bakımını üstlenen ve ailelerin en zor dönemlerinde yanlarında olan sağlık çalışanlarına teşekkür eden Ataç, arkasında duran çalışanlarına dönerek duygusal anlar yaşadı.
Ataç, sağlık çalışanlarına hitaben, “Ben arkadaşlarımızla övünüyorum. Çok duygulanıyorum. Sizlerle övünüyorum arkadaşlar. İyi ki varsınız” ifadelerini kullandı.

Özer: “Bu proje Sait Özer’in hayaliydi”
Özer Yardımlaşma Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Müjgan Özer, açılışta yaptığı konuşmada projenin ortaya çıkmasında Vakfın Onursal Başkanı Sait Özer’in büyük katkısı olduğunu belirtti.
Özer, “Bu proje Sait Özer’in hayaliydi” diyerek çalışmaya katkı sunan herkese teşekkür etti. Vakıf ailesinin projede büyük bir gönüllülükle yer aldığını ifade eden Özer, Tepebaşı Belediyesi ile kurulan iş birliğinin farklı sosyal projelerde de devam etmesini diledi.

Kurt: “Türkiye’ye örnek oldular”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da konuşmasında sosyal belediyeciliğin önemine dikkat çekti.
Tepebaşı Belediyesi’nin uzun yıllardır sosyal hizmetler alanında yürüttüğü çalışmaların Türkiye açısından örnek oluşturduğunu belirten Kurt, “Türkiye'de hükümetin eksik bıraktığı ne kadar iş varsa sosyal belediyecilik adına bunları tamamlamaya çalışıyoruz. Tepebaşı Belediyemizi başta Ahmet abi olmak üzere tüm çalışanlarını kutluyorum. On yıllardır bu konuda ciddi bir çalışma sergileyip Türkiye'ye örnek oldular. Özer Vakfı'nı kutluyorum. Umarım iş adamlarımıza örnek olur. Bu tür sosyal projeler gerçekten zorunluluktan kaynaklanan projeler bunları teşvik etmek, desteklemek hepimizin görevi, hepimizin borcudur” dedi.

Ünlüce: “Sosyal belediyecilik en önde olmalıdır”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Türkiye’de ortalama yaşam süresinin uzadığına ve doğurganlık oranının azaldığına dikkat çekti.
Değişen nüfus yapısının sosyal hizmet politikalarında da değişimi beraberinde getireceğini belirten Ünlüce, gelecekte Alzheimer merkezleri ve yaşlı bakım merkezlerine duyulan ihtiyacın daha da artacağını ifade etti.
Belediyeler ile hayırseverlerin el ele vermesinin bu nedenle büyük önem taşıdığını söyleyen Ünlüce, “Belediyelerin asli görevleri çok yoğun ama sosyal belediyecilik her zaman en önde olmalıdır” dedi.

Yalaz: “Belediyecilik artık yol ve köprü yapmaktan ibaret değildir”
YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da törende sosyal belediyecilik vurgusu yaptı.
Belediyeciliğin yalnızca yol ve köprü yapmaktan ibaret olmadığını belirten Yalaz, Tepebaşı Belediyesi’nin yaşlılardan gençlere, hastalardan farklı kesimlere kadar geniş bir alanda hizmet yürüttüğünü ifade etti.
Yalaz, “Belediyecilik sadece yol, köprü yapmaktan ibaret değildir. Özellikle sosyal demokrat belediyeciliğin Türkiye'de en güzel örneklerinden birisini ortaya koyan Ahmet Başkan her zaman Tepebaşı'nda gencin, gençlerin, yaşlıların ve herkesin yanında. Buna hastalarımız da dâhil. Burada uzun yıllardır bu büyük hizmet veriliyor, verilmeye de devam edecek. Başta bu hizmeti kazandıran Ahmet Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Alzheimer Konukevlerinin sayısı 7’ye ulaştı
Tepebaşı Belediyesi’nin Alzheimer hastaları ve ailelerine yönelik hizmet yolculuğu, Mart 2014’te ilk Alzheimer Konukevi’nin açılmasıyla başladı. Kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerin katkılarıyla zaman içerisinde büyüyen hizmet ağı, yeni merkezin açılmasıyla birlikte 7 ayrı Alzheimer Konukevine ulaştı.

Bugüne kadar TÜVTÜRK, 118K Lions Kulübü, ETİ, Köprübaşı Lions Kulübü, Emekli Öğretmenler Derneği, Küpeliler İnşaat ve Özer Yardımlaşma Eğitim Vakfı, Alzheimer Konukevlerinin farklı aşamalarda hayata geçirilmesine katkı sundu.
Tepebaşı Belediyesi tarafından verilen bilgilere göre, 2014 yılından bu yana Alzheimer Konukevlerinde 417 vatandaşa ve yüzlerce aileye hizmet sunuldu. Konukevlerinde halen 129 vatandaş yaşamını sürdürüyor.
Alzheimer Konukevlerinde 24 saat bakım hizmetinin yanı sıra kurum hekimi, danışman nörolog, hemşireler ve bakım personeli aracılığıyla sağlık hizmetleri de veriliyor. Merkezlerde ayrıca fizyoterapi, dil ve konuşma terapisi ile psikolojik destek hizmetleri sunuluyor.
Tepebaşı Belediyesi, kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerle yürüttüğü iş birlikleriyle Alzheimer hastaları ve ailelerine yönelik hizmet ağını geliştirmeyi sürdürüyor.
“Yalnız değilsiniz, biz buradayız”
Uzm. Dr. Rabia Sedef Üre şu ifadeleri kullandı:
“Bu kampüste tam 7 yıldır nöroloji uzmanı olarak görev yapıyorum. Ben, Aslı Hanım, hemşire ve bakım personellerimizle onlarca hastanın gözünün içine bakıyor, hasta yakınlarımızın da yorgunluklarına ve aynı zamanda o derin sadakatlerine şahitlik ediyoruz.

Alzheimer sadece nöronların kaybı ile giden hücresel bir hastalık değildir. Bir insanın geçmişini, anılarını, çocuklarının isimlerini ve nihayetinde kendi kimliğini yavaş yavaş kaybedişinin öyküsüdür aslında.
Ama bu hastalık sadece o bireyi değil, tüm aileyi sarsar. Alzheimer teşhisi bir kişiye konur ama hastalığı bütün ailesi yaşar.
Gece uyumayan, sürekli aynı soruları soran, bazen hırçınlaşan bir anne veya babaya evde tek başına bakmak, bir insan için taşınması en zor yüklerden birisidir.
İşte bu noktada Melih Savaş Yaşam Köyü devreye giriyor. Burası ailelerin nefes aldığı, gözü arkada kalmadan en sevdiklerini emanet ettiği güvenli bir limandır.
Bugün dünya genelinde 55 milyondan fazla insan demans ile yaşıyor ve ömürlerin uzaması, nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle bu sayının 2050 yılında 3 katına çıkacağı öngörülüyor.
Türkiye de Avrupa’nın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biri. Ülkemizde 65 yaş üstü nüfusun yüzde 5 ila 8’ine alzheimer veya diğer demans türlerinin teşhisi konulmaktadır.
Yani karşımızda küresel bir halk sağlığı krizi var. Ama tıp dünyası da bu amansız düşmana karşı hiç olmadığı kadar güçlü silahlar geliştirmekte.
Artık bilim dünyası, bu hastalığa teşhis konulmadan 10-15 yıl önce kanda bazı proteinleri veya bazı maddeleri saptayarak hastalığı yakalamanın peşinde. Ve yakın bir gelecekte rutin bir kan testi ile umarım bu artık ülkemizde de yapılabilecek.
Yıllarca sadece belirtileri baskılayan, hastalığın ilerlemesini bir miktar yavaşlatan ilaçlar kullandık. Ama artık yeni geliştirilen tedaviler tıp dünyasında bir kırılma yaşattı aslında.
Beyindeki zararlı plakları doğrudan temizleyen tedaviler artık onay aldı. Umarım daha da hızlı gelişmeler ülkemizde de onay alacaktır diye düşünüyoruz.
Tabii bunun yanı sıra bütüncül tedavi, beslenme, egzersiz, zihinsel ve fiziksel aktiviteler ve sosyal bir ortam bu frenlemeyi bizde artırıyor. Biz de burada aslında bu bütüncül tedavinin bir parçasını gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni hizmet binamız, Eskişehir’de çaresizce bir çıkış yolu arayan, yorgun, düşmüş onlarca aileye ‘Bir kez daha yalnız değilsiniz, biz buradayız.’ demek anlamına geliyor.
Ve 7 yıldır ben de bu ekibin bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.
Sevgili hasta yakınlarımız, biliyorum bir evlat veya bir eş olarak en yakınınızı, annenizi, babanızı böyle bir kuruma emanet ederken içinizde derin bir sızı, belki de gizli bir suçluluk duygusu taşıyorsunuz.
Lütfen kalbinizi ferah tutun. Sizler görevinizi ihmal etmiyorsunuz. Aksine onlara sevginizin bir gereği olarak tek başınıza evde veremeyeceğiniz o profesyonel, bilimsel ve güvenli bakımı sağlıyorsunuz.
Burası bir ayrılık yeri değil, onların hayat kalitesini koruma alanıdır. Yeni binamızın şehrimize, kampüsümüze ve tüm ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Saygıyla selamlıyorum.”







